YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6044
KARAR NO : 2009/6180
KARAR TARİHİ : 24.06.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili dava dışı borçlu … … …’a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkillerince konulan hacizlere iştirak ettirilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Vergi Dairesi’nin borçlusunun, adı geçen şahıs olmayıp, … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. olduğunu; şirketin aciz halinin tesbit edilmesine dair herhangi bir işlem yapılmaksızın ortağın malına haciz konulamayacağını ileri sürerek davalıların sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesince her iki davalının da şirket hakkında takip yapmadan, doğrudan doğruya ortağa yöneldiği, bu durumun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 ve Vergi Usul Kanunu’nun 10 uncu maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88 … maddesinin 16 ncı fıkrasına göre, Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hükümde açıkça belirtildiği üzere, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın işveren hakkında takibat yapmadan, doğrudan yönetici hakkında icraî işlemlere girişme yetkisi bulunmaktadır. Mahkemece bu yönün gözden kaçırılması ve ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabında … … …’ın şirket yetkilisi olduğunun belirtilmiş olması karşısında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 … maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
2- Davalı …’nin temyiz itirazlarına gelince: mahkemece adı geçen davalıdan 2006/24150 sayılı takip dosyası istenmiş iken, sadece tapu sicil müdürlüğüne gönderilen haciz yazısının bir örneğinin sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece eksikliğin giderilmesi için davalıya tekrar ve ihtarat içeren bir yazı yazılması ve VUK. m.10’daki şartların bulunup bulunmadığının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 24.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.