Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6107 E. 2010/4181 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6107
KARAR NO : 2010/4181
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin (4) çek nedeni ile alacaklı olduğunu, çeklerin davalı muhatap bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunu öğrenildiğini, davalı bankanın 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca her bir çek yaprağından dolayı sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin adı geçen yasa maddesi uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsili için takibe geçtiğini, ancak haksız itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka davaya cevap vermeyip yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca davalı muhatap bankanın karşılıksız çıkan her bir çek yaprağından dolayı sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına tazminata karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde 4814 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklik ile çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.madde de belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere,çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.madde de belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10.maddesine göre, muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için öngörülen miktarı ödemekle yükümlü bulunmaktadır.
Çekin süresinde bankaya ibrazı, karşılığı bulunmaması halinde yasa gereğince bankanın sorumlu olduğu, asgari miktarın ödenmesi talebini de içerir.
TMK.nun 6. maddesine göre ve halin olağan akışı da gözetilerek, davacının çek tazminatı için bankaya usulüne uygun bir müracaatının bulunmadığının ve ayrıca ibraz sırasında bu tazminatı istemediğinin ispat yükü davalı bankada bulunmaktadır. Kaldı ki davalı banka takip üzerine dahi, çekin tasdikli suretinin verilmesi karşılığında çek aslını istemeyerek yükümlü olduğu parayı ödemek imkanına sahipken, bu yola başvurmayıp itiraz yolunu seçmesi de doğruluk kuralları ile bağdaşmaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, saygın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.