Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6149 E. 2010/3753 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6149
KARAR NO : 2010/3753
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkilinin bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden faydalanarak müvekkiline “Satış Noktası Raf Ünitesi Ariyet Sözleşmesi” ve sözleşmenin müvekkili tarafından feshini engellemek amacıyla da 12.11.2007 tanzim tarihli 5.000.00.-YTL. bedelli senet imzalattığını, senede karşılık nakit para verilmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında “Satış Noktası Raf Ünitesi Sözleşmesi” yapıldığını, davacının sözleşme süresinden önce raf ünitesini sökmesi ve sözleşme şartlarını ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin 6.maddesinde yer alan ceza-i şartın ödenmesi için davacıya ihtarname gönderildiğini, ceza-i şartın ödenmemesi üzerine senedin icra takibine konulduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin yargılama sırasında bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak bonoyu elinde bulunduran davalının haksız yere bu bonoyu icraya koyduğunu ileri süren davacının davalının bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusuru bulunduğunu, yazılı delille ispatlaması gerektiği halde yazılı delil sunamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı cevabında davacıyla aralarındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklanan ceza-i şart alacağından ötürü davaya konu olan senedi icra takibine koyduğunu belirtmiştir. Mahkemece taraflar arasında akdi ilişki varsa buna ilişkin sözleşmenin ibrazı istenerek sözleşmede senedin teminat senedi olarak verildiğine ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı araştırılıp teminat senedi olarak verildiğinin belirlenmesi halinde teminat fonksiyonunun gerçekleşip gerçekleşmediği gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.