YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6154
KARAR NO : 2009/11475
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 08/04/2009
Nosu : 2007/83-2009/126
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli Günde davacı vek. Av. … gelmiş, davalılardan …’a yapılan tebligatın bila tebliğ olarak döndüğü anlaşılmış ve davacı banka vekiline anılan davalının yeni adresini bildirmesi ve tebligat giderlerini yatırması için mehil verilmiş olup,söz konusu eksiklikler süresinde yerine getirilmemiş olduğundan duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava banka kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre itirazın 12.4421,53 TL üzerinden iptali ile bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %190 faizi ve %10 vekalet ücreti ile birlikte; 9.300,-TL nin tüm davalılardan, bakiyesinin davalı … dışında kalan davalılardan tahsili için takibin devamına; kabul edilen asıl alacak üzerinden, davalıların sorumluluk miktarı da göz önünde bulundurulmak suretiyle %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, kredi sözleşmelerine göre davalılardan … İnşaat Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve zaman içinde limit artışları yapıldığı ve diğer davalıların çeşitli sorumluluk tutarları dahilinde bu sözleşmelere kefaleten imza koydukları anlaşılmaktadır. Bu sözleşmeden doğacak ve asıl borçlunun sorumlu olduğu alacağın teminatı için de 75.000,-TL.lik ipotek tesis edildiği tartışmasızdır.
Hükmüne uyulan Dairemiz kararında özetle ipoteğin asıl borçlunun borcunun teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği ve bu nedenle, kefillerin borçlarının ipotek kapsamında bulunmadığı; bir diğer ifade ile kefillerin sorumlu olduğu tutarın hesaplanması sırasında ipotek limitinin borçtan düşülemeyeceği açıkça yazılmıştır. Bu belirleme karşısında Yargıtay kararının hukuki yorum gerektirdiğine ilişkin mahkeme kabulünde isabet yoktur.
Bu durumda mahkemece öncelikle takip tarihindeki alacak miktarının 87.421,53 TL. olduğu belirlenmiş olduğundan, sadece asıl borçlu için 75.000,-TL.lik ipoteğin düşülmesi ile takibin şirket hakkında 12.421,53 TL.den devamına karar verilmelidir. Kefillere gelince, kefiller (önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi) kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduklarından, öncelikle her birinin temerrüt tarihlerinin tesbit edilmesi ve bu tarihten itibaren takip tarihine kadar sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınmak suretiyle bulunacak rakam üzerinden itirazlarının iptaline karar verilmek gerekir. Tekrar vurgulamak gerekir ki, ipotek limit miktarı, kefillerin borcundan düşülemez.
../..
(2)
Açıklanan nedenlerle yasaya ve önceki bozma kararına aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.