YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6172
KARAR NO : 2010/3904
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkili aleyhine senede dayalı ilamsız takip başlattığını, takibe konu senedin müvekkili ile … arasında düzenlenen 05.09.2002 tarihli sözleşme sonucu teminat olarak adı geçene verildiğini, sözleşmede sözleşmeye konu aracın satışı yapıldığında senedin geçersiz sayılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilince verilen 04.02.2003 tarihli vekaletnameye istinaden satışın gerçekleştirilerek aracın 17.10.2005’de dava dışı bir kişiye devredildiğini, senedin geçersiz hale geldiğini, ancak satıştan sonra takibe geçildiğini, senetteki …’nun hayali bir kişi olup, bu kişinin gerçekte davalı … olduğunu, satış için vekaletin Av…. …’a verildiğini, bu kişinin davalı …’ın vekili olarak takip başlattığını, bu itibarla …’ın senedin hükümsüz hale geldiğini bilmekte olduğunu, faizin fahiş uygulandığını belirterek müvekkilinin takip dosyasından dolayı 4.250.-YTL.asıl alacak, 3.750.-YTL.işlemiş faiz nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, isminin … iken 26.12.2002 tarihli mahkeme kararıyla … şeklinde değiştirildiğini, senedi borcuna karşılık diğer davalıya verdiğini, hazırlık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığını, davacıdan … plakalı aracı satın aldığını, aracın bedelini 4.750.-YTL.olarak kararlaştırdıklarını, araç üzerindeki maliye ve trafik borçlarını görünce davacıya 2.000.-YTL.ödediğini, kalanı ise temiz kağıdını getirince ödeyeceğini söylediğini, 05.09.2002 tarihinde davacının kendisinin yanına gelerek bakiyeyi istediğini, kendisinin de bakiye tutarı ödeyerek 05.09.2002 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını ve dava konusu senedi aldığını, ancak geçen sürede davacının edimini yerine getirmediğini, geçen (3) yıllık süre içerisinde araca 5.000.-YTL.lik masraf yaptığını, ayrıca resmi ödemeleri de kendisinin yaptığını, çok zarar ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, sözleşmede araç devrinin gerçekleşirse senedin bedelsiz hale geleceğinin kararlaştırıldığı, her ne kadar sözleşmede öngörülen süreden sonra devir gerçekleşmişse de yine de senedin bedelsiz kaldığı, davalı …’nun uğradığını savunduğu zararlarını ayrı bir dava ile istemesi gerektiği, davalı …’ın hazırlık soruşturmasında, davalı …’na 2002 yılında verdiği borç nedeniyle dava konusu senedi aldığını belirtmiş ise de senedi niçin (3) yıl aradan sonra takibe koyduğunu açıklamadığı, yine çok da tanımadığını beyan ettiği bir kişiye senet karşılığı borç verdiğini açıklayamadığı, çok iyi tanınmayan kişilere borçlusunun kim olduğu bilinmeyen bir senet karşılığı borç verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki davalı … vekiline, araç devri için iki defa vekalet verildiğinden ve satışın 2003 yılında bu vekile verilen vekalete istinaden yapıldığından söz konusu vekilin dolayısıyla da davalının olaylardan haberdar olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılarca ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.