YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6322
KARAR NO : 2009/8861
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin …., bayisi olarak çalışan davalının yanında plasiyer tüccar olarak belli bir kâr karşılığında davalı adına mal sattığını, işyerinden ayrılmak istediğinde davalının müvekkilini korkutarak 30.000 YTL’lık senet imzalattığını ve takibe 20.000 YTL üzerinden koyduğunu ileri sürerek, takibe dayalı senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiş, sonradan %40 haksız takip tazminatı istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili yanında kendi arabası ile müvekkilinden aldığı malları belli bir kâr karşılığında satarak parasını şirkete vermesi şeklinde çalıştığını, işe başlarken davacının müvekkiline satmak için alacağı mallara karşılık 30.000 YTL’lık bono imzaladığını, davalı borcu 20.000 YTL olduğu için bu miktar üzerinden takibe geçtiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre dava konusu senedin teminat senedi olduğu davalıca kabul edildiğinden, teminat senetleri icra takibine konu edilemeyeceğinden davalının davacıdan alacağı olduğunu yasal delillerle ispatlayamadığından davanın kabulüne, takibe konu borçlusu davacı …, alacaklısı … olan 04.06.2007 tanzim17.10.2007 vade tarihli 30.000 YTL bedelli dava konusu edilen senetle ilgili davacının davalıya takip ve dava konusu edilen miktardan 20.597.22 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından İİK.nun 72.maddesi gereği %40 haksız icra tazminatı olan 8.238.88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın, işçi-işveren ilişkisi nedeniyle verildiği iddia edilen bonodan kaynaklanması ve İş Hukuku hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davanın İş Mahkemesinin görevine girdiği düşünülmeden, mahkemece işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.