YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6497
KARAR NO : 2010/4872
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 2007-2008 vade tarihli 52.000.00 YTL bedelli bono tanzim ederek verdiğini, bono bedelini ödeyip davalıdan ibraname aldığını, ancak davalının bonoyu iade etmeyip ödememe protestosu çektiğini ileri sürerek müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının ortak dershaneleri bulunduğunu, ortaklığı sona erdirirken davacının bono düzenleyip verdiğini, bedelini ödemediğini, ibranamenin sahtecilik yoluyla elde edildiğinin müvekkillerinin belgedeki imzasının ters olarak atılmış olmasından anlaşıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ibraname başlığını taşıyan belge altında bulunan imzanın, davalının eli ürünü olduğunun, yazının ise davalıya ait olmadığının, belge üzerindeki imzanın yazıya göre ters atıldığının, belgenin alt tarafının forma kesim olmadığının belirtildiği, ancak ibraname yazan belgenin el yazısı ile yazılmış olması karşısında hayatın olağan akışı ve belgenin yazılış tarzından yazının belgeyi düzenleyip imzalayan davalıya ait olması gerektiği, ibranamede senetten kaynaklanan ilişki ile ilgisi bulunmayan dershane kaşesinin bulunmasının, imzanın genel uygulamanın aksine belgenin sol alt tarafta bulunmasının ve ters atılmış olmasının, belgenin davalı tarafından davacıya söz konusu senet karşılığı verilmediği kanaatini uyandırdığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 20.07.2008 vade tarihli 52.000.00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş ve ibraname başlıklı belge sunmuştur. Bu belgede davalının dava konusu senetteki alacağını tahsil ettiği herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı belirtilmiştir. Belgeye davalının itirazı üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda belgedeki imzanın davalı alacaklının eli ürünü olduğu, belgenin alt tarafından forma kesim bulunmadığı, imzanın yazıya ve kaşeye göre ters olarak atlımış bulunduğu açıklanmıştır. Sadece imzanın ters olarak atılması, imza üzerinde kaşe bulunması ibraname başlıklı belgenin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. İbranamenin sahte olduğu ispat edilemediğine göre menfi tespit davasının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.