Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6668 E. 2010/5042 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6668
KARAR NO : 2010/5042
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalının abonesi olduğunu, 2000 yılında davalı kurumca yapılan alçak gerilim şebekesi tadilatı sırasında faz sıralarının değiştirilmesi neticesinde tesiste mevcut kompanzasyon sisteminden dolayı reaktif sayacın kapasitif sayaç gibi çalışmaya başladığını, bu nedenle reaktif enerji bedeli tahakkuk ettirildiğinden 2000 yılından itibaren faz sıralarının ters olduğunun davalı tarafından bir tutanakla tespit edildiğini, 01.03.2002 tarihinde bu yanlış işlemin düzeltildiğini, ancak 2000 ile 01.03.2002 arası davalının kusurundan kaynaklanan fazla enerji bedeli tahakkuk ettirildiğini ve bu bedelin tahsili için müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, söz konusu dönemdeki enerji bedelinin haksız olduğunu mahkeme kararıyla tespit ettirdiklerini belirterek müvekkilinin takip dosyasında belirtilen miktarda enerji bedeli borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 17.09.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle müvekkilinden fazladan tahsil edilen 14.152.32 YTL asıl alacak, 23.543.25 YTL faiz ve 4.237.79 YTL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının bağlantı gücünün 9 kw’nın üzerinde olduğundan reaktif enerji bedeli uygulandığını, tadilat işlemlerinin 01.03.2002 tarihinde yapıldığını, bu tarihten önceki 1999/1 ile 2002/2 dönemlerindeki kullanımlarda da reaktif güç kullanıldığını yine 18.05.2002 tarihli endeks okumada da reaktif kullanım olduğunu, davacının 01.03.2000-01.03.2002 tarihleri arasında tahakkuk eden faturalara hiç itiraz etmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, menfi tespit talebi yönünden davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacak talebi yönünden ıslahtaki istemin kabulüne 14.152.32 TL asıl alacak, 4.237.79 TL KDV alacağı ve 13.657.88 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 32.047.99 TL’nın davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yanca hükme esas alınan 13.06.2008 tarihli ek rapora ve 27.01.2009 tarihli hesap raporuna gerekçeleri belirtilmek suretiyle itiraz edilmiştir.
Söz konusu itirazlar karar yerinde değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman kişilerden seçilecek (3) kişilik yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek davalının ileri sürdüğü itiraz ve delilleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.