Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6754 E. 2009/8649 K. 30.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6754
KARAR NO : 2009/8649
KARAR TARİHİ : 30.09.2009

Mahkemesi : Devrek İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayetçiler vekili borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan …’nün alacaklı olduğu takip dosyasından 25.06.2002 tarihinde konulan haczin düştüğünü; tapu kaydında görünmesinin sıra cetveline esas alınmasına yeterli olmayacağını ve icra dairesinin bunu incelememesinin hatalı olduğunu; bu alacaklının 21.10.2004 tarihli yenileme haczine ilişkin talebi üzerine yazılan yazıda icra müdürünün imzası bulunmamasına ve tapuya gönderilmemesine rağmen kayda girilmesinin yasaya uygun bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Aleyhine şikayet olunan vekili, şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra mahkemesince aleyhine şikayet olunanın yenilenen haczinin 21.10.2004 tarihli olduğu ve bunun da şikayetçilerin haciz tarihlerinden önceki bir tarihte konulduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110 uncu maddelerinin bir arada değerlendirilmesinde, taşınmazlar üzerine haciz konulmasını izleyen iki yıl içinde satış istenmemesi halinde haczin düşeceği hükme bağlanmıştır. bir diğer ifade ile bir haczin anılan süre sonunda ayakta kalmasını sağlamanın başlıca yolu, satış istemektir. İzale-i şüyu isteminin de satış isteme süresini durduracağının kabulü gerekir. öte yandan hukukumuzda yenileme haczi adıyla bilinen bir haciz türü olmayıp, bu şekilde yapılan hacizlerin konulduğu tarih itibariyle yeni bir haciz olduğu kabul edilmektedir. bu durumda mahkemece gerek şikayet edenlerin ve gerek aleyhine şikayet olunanın hacizlerinin düşüp düşmediğinin, yukarıda gösterilen ilke gereğince değerlendirilmesi ve her dört dosyadan konulan haciz tarihlerinin karşılaştırılarak ilk haczin tesbiti ve sıra cetvelinin yasaya uygunluğunun belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
2-Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan dosyaların birleştirilmesi hem tek ve uyumlu bir karar tesisi, hem de usul ekonomisi bakımından gereklidir (HUMK.m.45). Şikayetçi ilk haczin kendisi tarafından konulduğuna ilişkin bir sıra cetveline itiraz davası açtığını bildirdiğine göre, bu iki şikayet dosyasının birleştirilmesinin düşünülmemesi de hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.