Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6778 E. 2010/4710 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6778
KARAR NO : 2010/4710
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalının senede dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, davalıyı tanımadığı gibi aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, dava konusu senedi 1998 yılında hacca gitmek için … isimli şahsa sadece meblağ hanesi 2.300 USD yazılı olarak verdiğini, bu kişinin kendisiyle birlikte toplam (11) kişinin senedini kaybettiğini, kendilerinin de iptal kararı alınmadıkça senet bedellerini ödemeyeceklerini söylediklerini, …’ın senedi iptal ettirdiğini, bunun üzerine senet bedelini ödediğini, aynı senedi ikinci kez ödemeyeceğini, davalının ise sözkonusu senedi kötüniyetli olarak ele geçirdiğini vade ve tanzim tarihleri yazarak takibe koyduğunu belirterek, senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hacca gitmek için İrfan Turizm isimli firmayla anlaştığını, ancak bu firma veya kişilerin davacıyı hacca götürdükten sonra kaçtığını, müvekkilinin davacıya yardım ettiğini, davacıyı getiren firma ile aynı ücretler üzerinden anlaştığını, nakit para yerine karşı taraftan takibe konu senedi aldığını, müvekkilinin …’la ilgisi olmadığını, bu kişinin hac organizasyonu yapıp yapamadığının araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının 1998 yılında … isimli kişi tarafından hacca götürüldüğü, senedin bu kişi tarafından kaybedildiği, daha sonra açılan davada senedin iptaline karar verildiği, senet bedelinin …’a ödendiği, iptaline karar verilen bu senedin daha sonra farklı bir kalemle tanzim ve vade tarihleri doldurularak 2003 yılında tamamlandığı, 2007 yılında ise takibe konulduğu, senedin iptali nedeniyle hükümsüz kaldığı, senet lehtarının davacı tarafından tanınmadığı gibi aralarında da ticari ilişki bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu senette davacı keşideci, davalı ise lehtardır. Davalının elindeki senette davacının hamil olarak gözükmemesi ve senedin 2003 tanzim tarihli olması karşısında, davacının ödemesinin kötü ödeme olup olmadığı üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.