YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6781
KARAR NO : 2010/5055
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … Ltd.Şti.vekili, asıl davada müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu mallar karşılığı imzalanan sözleşme ile 1.000.-YTL elden davalı şirkete kapora olarak verdiğini, ayrıca 4.000.-YTL de davalının çalışanı …’e havale edildiğini, ancak satışa konu malların teslim edilmediği gibi kaporanın da iade edilmediğini, iade edilmeyen kaporanın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, kendilerinin emlak komisyonculuğu işiyle uğraştığını, bilgisayar ticaretiyle uğraşmadığını, davacıya mal satma taahhüdünde bulunmadıklarını, sözleşmede şahit sıfatıyla adı geçen …’in geçici bir süre şirketlerinde çalıştığını,2005 sonbaharında haber vermeksizin işten ayrıldığını, …’in şirkete ait imzalı ancak boş belgelerden birini alarak kullanmış olabileceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı ….Ltd.Şti.vekili, birleştirilen davada, davalı …’in Kadıköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/89 esas sayılı davasında kaporayı kendisinin aldığını, ……A.Ş’nin sorumluluğu olmadığını beyan ettiğini, davalı …’in bu beyanı üzerine aleyhine başlattıkları icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Birleştirilen davanın davalısı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu sözleşmenin davacı ile birleştirilen davanın davalısı … arasında kurulduğu, asıl davanın davalısı ……..A.Ş.’nin kefil ya da üçüncü kişinin fiilini taahhüt kişi sıfatıyla bir sorumluluğunun bulunmadığı, davalı …’in davalı şirkete ait alt kısmı imzalı boş kağıdı ele geçirerek doldurulması suretiyle yazılı sözleşmenin oluşturulduğu gerekçeleriyle asıl davanın reddine,
davacının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna, birleştirilen davanın kabulüne, davalı …’in itirazının iptaline ve davalı …’in %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm asıl ve birleştirilen davanın davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava, mal alımı için verilen kaparo bedelinin mal teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davanın davalısı olan şirket yetkilisi 26.10.2005 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Sözkonusu belgede, 34 adet bilgisayar karşılığı 1.000.-YTL peşin alındığı, kaporanın bakiye tutarı 4.000.-YTL’nin ise havale edileceği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 1.11.2005 tarihli havaleye ilişkin dekontta ise alıcı olarak birleşen davanın davalısı … gösterilmiştir. Bahse konu dekontta havalenin 34 adet bilgisayar alımı peşinatı olarak gönderildiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, havale yapılan hesap sahibi …’in davalı şirket çalışanı olduğu ve dolayısıyla asıl davada da davalı şirketin ödeme ve havale bedelinden sorumlu olacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden asıl ve birleştirilen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.