YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6787
KARAR NO : 2009/8515
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, kredi borcuna kefil olması nedeniyle müvekkili aleyhine takip yapıldığını, müvekkili adına sözleşmeye imza atan …’ın şirket adına borç altına girme ve kefil olma yetkisinin olmadığını, müvekkilince adı geçene verilen vekaletnamede kefalete ilişkin özel yetki bulunmadığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin dava dışı …’a verdiği vekaletnamede her türlü krediler kullanmaya, kredi sözleşmelerini imzalamaya yetkili kılındığını, kaldı ki bu kişinin davacı şirketin ortaklarından olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davacı şirket yetkilisince …’a verilen vekaletnamede bulunan “kredi sözleşmesi imzalama” yetkisinin “kredi sözleşmesini kefil olarak imzalama” yetkisini de kapsayacağı, asıl olarak borçlanma yetkisi bulunan vekilin, kefil olarak borçlanmasının evleviyetle mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan … tarafından dava dışı …’a verilen … Noterliğinin 01 Şubat 2006 tarihli 01520 sayılı vekaletnamesinde vekile “…tüm resmi ve özel bankalarda, finans kuruluşlarında adıma her türlü hesaplar açtırmaya, açılacak olan hesaplara para yatırmaya, para çekmeye, EFT yapmaya, gerektiğinde hesapları kapatmaya, yeniden hesaplar açtırmaya, düzenlenecek olan evrak ve belgeleri imzalamaya, istenecek olan evrak ve belgeleri tanzim etmeye, şirket adına gelmiş ve gelecek olan havale bedellerini ilgili banka ve şubelerinden talep ederek tahsil etmeye, ayrıca banka ve şubelerinden, finans kurumlarından şirket adına her türlü krediler kullanmaya, sözleşmelerini imzalamaya, borç bitiminde ibranameleri almaya, ahzu kabze, sulh ve ibraya….” yetkiler tanınmıştır. Vekaletnamede, vekile şirketi temsilen kefil olma konusunda yetki verilmemiştir. Hal böyle olunca yetkisiz vekilin imzaladığı kefalet sözleşmesinin davacı şirketi bağlamayacağı kuşkusuzdur. Mahkemece bu husustaki değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.