Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6790 E. 2010/5056 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6790
KARAR NO : 2010/5056
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı menfi tesbit davasının reddine, diğer davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Erzurum Numune Hastanesince düzenlenen ihaleye … Medikal firması aracılığıyla katıldığını, ihalenin bu firma üzerine kaldığını, müvekkili şirket müdürünün ihaleye konu malların temini için davalı şirketle bağlantı kurduğunu, davalının şartnameye uygun malzeme vereceğini taahhüt ettiğini müvekkilince 18.2.2006 keşide tarihli 14.500.-YTL bedelli çeki keşide ederek davalıya verdiğini, ancak davalının Ebrich marka elmas faka bıçağı yerine piyasada tanınmayan başka bir ürün gönderdiğini, müvekkilinin de bu malzemeleri hastaneye teslim ettiğini, hastane görevlilerince verilen malzemenin standartlara ve kullanıma uygun olmadığı yolunda rapor hazırladıklarını, müvekkiline ödeme yapılmadığını, durumun davalıya bildirilmesine rağmen çekin takibe konulduğunu, müvekkilinin ise icra mahkemesine başvurduğunu, bu arada davalının baskısıyla 05.06.2006 tarihli protokolün imzalandığını, protokole rağmen icra takibinin devam ettirildiğini, protokol kapsamında verilen 12.8.2006 tarihli çekin de bankaya ibraz edildiğini belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, 18.2.2006 tarihli 14.500.-YTL’lik çek ile yine bu çekteki borcun teminatı olarak verilen 12.8.2006 tarihli 14.500.-YTL bedelli çeklerin iptaline ve müvekkilinden tahsil edilen tutarların yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 25/4. Maddesine göre (6) aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 10.11.2005 tarihinde kesin siparişi verilen malların davacıya teslim edildiğini, bu güne kadar herhangi bir şekilde ayıp ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin Medisa firmasıyla ilgisinin olmadığını, müvekkilinin ihale konusu mallara ilişkin herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, icra mahkemesindeki davadan davacının feragat ettiğini, malların halen davacıda olduğunu, protokole davacının uymadığını, müvekkilinin malların değiştirileceği yolunda şifahi taahhütte bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili, 25.12.2008 tarihli celsede 12.8.2006 tarihli çekle ilgili herhangi bir alacak talepleri olmadığını, aslında bu çekin ceza-i şart olarak verildiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının malları 11.10.2005 tarihinde teslim aldığı, TTK.nun 25.maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığı, öte yandan davacının 05.06.2006 tarihli protokolü imzalamak suretiyle de malları aldığı gibi kabul ettiği, bu itibarla mallara karşılık verilen çek nedeniyle davacının borçlu olduğu, ancak protokol nedeni ile verilen çekten dolayı davalının alacaklı olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle bu çekle ilgili davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle, takibe konu çek için açılan davanın reddine, 12.8.2006 tarihli çekle ilgili olarak konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, anılan çekin davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.