Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6813 E. 2010/5203 K. 28.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6813
KARAR NO : 2010/5203
KARAR TARİHİ : 28.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen gayrı resmi sözleşme ile davalı adına kayıtlı kamyonun müvekkiline satılarak teslim edildiğini, sözleşme koşullarına uygun olarak 2000 YTL’si nakdi, 1500 YTL’si de ayni olmak üzere müvekkilinin üstlenmiş bulunduğu edimlerini ifa etmiş ise de, davalının araca ait resmi satış işlemini gerçekleştirmediği gibi muvazaalı şekilde aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle aracın haczedilerek müvekkili elinden alındığını belirtmek suretiyle aracın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine ve müvekkili adına tesciline, aksi halde ödenmiş olan 3500 YTL’nin sözleşme tarihi 17.05.2001’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , davacı yanın edimlerini ifa etmediği gibi araç kullandığı iki yıl süresince vergi borçlarını ve oluşan kira bedelini de ödemediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sürerken, davalı yanca aynı savunmalara dayalı olarak bu akdi ilişki kapsamında aracın davacı tarafından kullanımı sonucu kira bedeli, vergi borcu ve aracın yıpranmasına karşılık 4000 YTL alacaklı olduğu bildirilerek fazlaya dair haklar saklı tutulmak kaydıyla 1000 YTL’nin tahsili için davacı aleyhine Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde alacak davası açılmış ve anılan mahkemece birleştirme kararı verilmiştir.
Mahkemece dosyadaki mevcut yazılı deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında akdedilen satım sözleşmesi resmi şekilde yapılmaması sonucu geçersiz olduğu ve tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde birbirlerine verdiklerini geri isteyebilecekleri gözetilerek davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davacı yanın alacak istemine yönelik talebine konu olan 3500 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen dava bakımından ise davacının iyiniyetli zilyet bulunması nedeniyle davalı tarafın tazminat isteminde haklı olmadığı gerekçe gösterilerek red kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre asıl dava ve birleşen dava yönünden davacı, karşı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı şekilde bir önceki yıla ait tarife hükümleri gözetilerek ayrı ayrı 500 YTL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 7. ve 11. Bentlerinde yer alan “500 YTL” rakamlarının hükümden çıkarılarak, yerlerine “575 YTL” rakamlarının ayrı ayrı yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.