YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/71
KARAR NO : 2009/8599
KARAR TARİHİ : 30.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı …’nun müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi yaptığını, takip konusu senedin tanzim tarihi 16.05.2003 iken, lehtar ve/veya hamil tarafından tahrifat yapılarak senedin tanzim tarihinin 15.05.2003 yapıldığını, senet bedelinin tamamının davalı … şirketine ödendiğini, bedelsiz kalan senedin, davalı şirket ortağı …’ın yakını ve taraflar arasındaki ilişkiyi bilen kötüniyetli davalı …’ya ciro edilerek mükerrer tahsil yoluna gidildiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, senedin tanzim tarihinde tahrifat olmadığını, pamuk üreticisi olan müvekkilinin davalı şirkete pamuk satıp, bedeline karşılık dava konusu senedi aldığını, davacının şahsi def’ilerini meşru hamil olan müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia,savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı keşideci ile davalı lehtar şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve adı geçen davalıya verilen senedin davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen belgeler kapsamından bu iki taraf yönünden bedelsiz kaldığı, buna karşın diğer davalı … senedin muntazam ciro silsilesi ile son hamili olup, davacı keşideci ve lehtar davalı şirket arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan def’ilerin son hamile karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmayıp, hamilin senedi bilerek ve davacının zararına kötüniyetle ele geçirdiği yönünde bir delilde mevcut bulunmadığı, keza bedelsiz senedi bilerek takibe konulduğu iddiasının bu niteliğinden yemin deliline başvurulma olanağı da bulunmadığı, bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminin davalı hamil yönünden reddi gerektiği, tarafların kötüniyet tazminatı isteminin yasal şartlarının mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, davalı … yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …, diğer davalıya mal sattığını ve sattığı malların karşılığı dava konusu senede ciro yoluyla hamil olduğunu savunmuştur. Senedin vade tarihi 10.07.2003 olup, mal teslimine ilişkin olarak dosyaya sunulan belgelerin tarihleri senedin vade tarihinden sonraki tarihleri taşımaktadır. Bu durumda mahkemece cironun vadeden sonra yapıldığı ve alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiği yolundaki davacı iddiası üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.