YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7126
KARAR NO : 2010/4938
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin uzaktan akrabası olan davalıdan 07.10.1996 yılında müvekkilinin 8.000 DM borç para aldığını, bu paraya faiz işletilerek davalıya 17.500 DM bedelli vade kısmı boş, diğer yerleri davacı tarafından doldurulmuş, senet verildiğini, müvekkilinin senet borcunu davalıya peyder pey ödediğini, senedin davalıdan istenmesine rağmen davalının oyalamaları sonucu davalıda kaldığını, davalının senedin kendisine verilişinin üzerinden 9 yıl 4 ay gibi bir zaman geçtikten sonra, vade tarihine 17.06.2005 yazarak icra takibine koyduğunu, bononun zamanaşımına uğradığını, vade tarihinin senede sonradan eklenmesinin senette tahrifat olarak kabulünün gerektiğini, senedin tanzim tarihi ve vade tarihi arasındaki uzun sürenin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu durumda ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, takip tarihinin 2005, dava tarihinin ise 2008 olup, davanın süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığını,takibe konu senedin TTK.nun 688.maddesinde belirtilen zorunlu şekil şartlarını taşıdığını, vadenin uzun olmasının yasal bir sakıncası bulunmadığını, bonolarda imza hariç boş kısımların anlaşmaya aykırı olmamak kaydıyla doldurulabileceğini, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının hiçbir ödeme yapmadığını savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davacının ödeme iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, hatırlatılan yemin teklif haklarının davacı tarafça kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.