Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7189 E. 2009/9322 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7189
KARAR NO : 2009/9322
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

Mahkemesi :İzmir 5.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Şikayetçi vekili borçlu …’a ait bağımsız bölümün satışından sonra düzenenen sıra cetvelinde İzmir 1. İcra Dairesinin 2002/3129 sayılı takip dosyasından konulan 08.03.2002 tarihli hacizlerinin dikkate alınmadığını; Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11 inci maddesi uyarınca somut olayda uygulanması gereken 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3 üncü maddesi uyarınca alacağın takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini; müvekkili kurumun Tahsilat Dairesi Başkanlığı’nca 02.05.2005 tarihinde haczin tapuya işletildiğini, bu haczin daha evvel konulan haczin devamı niteliğinde olduğunu ve aleyhine şikayet olunan T. Halk Bankası AŞ. ile garameye girmeleri gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Vergi Dairesi yargılamaya katılmamış; T. Halk Bankası AŞ. vekili ise şikayetçinin alacağının 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3 üncü maddesinde öngörülen alacaklar kapsamında olmadığını, şikayetçi yanca konulan ve kamu hukukuna tabi bulunan haczin 02.05.2005 tarihinde konulan haciz olduğunu; müvekkili bankanın alacağının da kamu alacağı sayıldığını bildirmiştir.
İcra Mahkemesince şikayetçi alacağının kamu alacağı niteliğinde olmadığı, bu itibarla alacağın tahsili amacıyla konulan haczin de kamu haczi sayılamayacağı; şikayetçi yanca 6183 sayılı Yasa uyarınca yapılan takipte kamu haczinin 02.05.2005 tarihinde tapuya işlendiği; aleyhine şikayet olunanların hacizlerinin de kamu haczi niteliğinde olup, bu hacizlerin şikayetçinin haczi tarihinden önce konulduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
2- Şikayetçi alacağının, Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11 inci maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15 inci maddesine göre, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabi olduğu anlaşıldığından, anılan yasanın 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ilk hacze iştirakinin sağlanmasını teminen sıra cetvelinin iptaline karar verilmek gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte yazılı nedenle hükmün BOZULMASINA, 14.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.