Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7231 E. 2010/1667 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7231
KARAR NO : 2010/1667
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine adi kiraya mahsus yolla icra takibine başlandığını, takip talebinde alacağın hangi döneme ait olduğunun, kira alacağı mı olduğunun anlaşılamadığını, ancak tahliyeyi engellemek için talep olunan tutarın icra dosyasına yatırıldığını, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi koşullarına uygun olarak kira borçlarının faturalar karşılığı ödenmiş olduğu gibi 01.08.2007 tarihinden önceki tüm alacakların ödendiğine dair müvekkiline ibraname de verildiğini, dokuzuncu ay kirasının da davalının banka hesabına yatırıldığını ve davalının ihtirazi kayıt koymadan parayı banka hesabından aldığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, dosyaya yatırılan paranın iadesine, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 12.05.2006 ve 20.05.2006 tarihli kira sözleşmeleri gereğince davalı tarafından eksik ödenen kira bedellerinin (kira dönemi: 2006 yılı Kasım, Aralık, 2007 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos aylarına ait eksik ödemeler) tahsili için icra takibine başlandığını, 2007 yılının (9.)ayına ilişkin bir alacak talepleri bulunmadığını, 01.08.2007 tarihinde müvekkilince imzalanan belgenin ibraname olmayıp, ilk akdedilen 11.05.2006 tarihli sözleşmeyi geçersiz kılan ve onun yerine 12.05.2006 tarihli sözleşmeyi geçerli kılan bir fesih beyanı olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, bilirkişi kurulu raporu, toplanan delillere göre, davacı borçlunun icra dosyasında davalı alacaklıya 3.196.21 TL borçlu olduğunun tespitine, bu miktardan fazlaya ilişkin yapılan takibin iptaline, 17.307.30 TL’nin %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.196.21 TL’nin %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
HUMK’nun 388/3.maddesi gereğince mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılacak sonuç ve hükümlerin açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece davanın menfi tespit davası olduğu gözden kaçırılarak davacı borçlunun “davalı alacaklıya 3.196.21 TL borçlu olduğunun tespitine” şeklinde olumlu tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.