YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7326
KARAR NO : 2009/9303
KARAR TARİHİ : 14.10.2009
Mahkemesi : İstanbul 2.İcra Mahkemesi
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Şikayet eden vekili, müvekkili lehine birinci derece ipotekli olan gayrimenkulün satıldığı, İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2006/2818 Esas sayılı dosyasında, 50.000.-TL. ipotek bedeline karşılık müvekkiline sadece 25.000.-TL. ödendiğini, kalan 25.000.-TL. bedelin ödenmediğini, satış bedelinin paylaşımı için paranın gönderildiğini, İstanbul 6.İcra Dairesinin 2006/37701 Esas sayılı dosyasında yapılan sıra cetvelinde de müvekkiline pay ayrılmadığını belirterek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihale bedelinden icra dosyasına bildirilen ve tapu kaydı ile sabit olan ipotek alacaklarının İİK.nun 125/3.maddesine göre tercihan rüçhanlı ödendiği, bakiye ihale bedellerinin de ilk hacizleri koyan 6.İcra Müdürlüğünün dosyasına sıra cetveli yapılmak üzere gönderildiği belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, karar şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut olayda şikâyet eden, ipotekli gayrimenkulun satışının yapıldığı İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün paranın tamamını müvekkiline ödemesi gerekirken kısmen ödenmesine ilişkin işlemi ile söz konusu gayrimenkulun satış bedelinin gönderildiği İstanbul 6. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Mahkeme tarafından ise sadece İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün işlemine yönelik bir karar verilmiş olup, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin iptaline ilişkin talep hakkında bir hüküm tesis edilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388’inci maddesinin son fıkrasına göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece bu yön gözetilmeksizin İstanbul 6. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olarak bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
2-17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hâllerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, hâlin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle şikâyet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden inceleme yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.