YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7339
KARAR NO : 2009/8383
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de işin niteliği itibariyle duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket aleyhine başlattığı haciz yoluyla takibi iflas yoluna çevirdiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, haciz yoluyla takibe itiraz etmeyen borçlunun takibin iflas yoluna çevrilmesi üzerine yaptığı itirazın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takibe konu bonoda şirketi temsilen tek imza bulunduğunu, davalı şirketin çift imza ile temsil edildiğini, borcun kabul edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller göre davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibin itirazsız kesinleştiği, takibin daha sonra iflas yoluna çevrildiği , iflas davasından sonra açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılamayacağı, itirazında haksız olan davalının depo emrinde gösterilen meblağı depo etmediği gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu kambiyo senedine dayanan adi haciz yoluyla takibe itiraz etmemiş, takip şeklinin İİK.nun 43.maddesi uyarınca iflas yoluna çevrilmesi üzerine borca itiraz etmiştir. Açılan iflas davasında verilen 8.6.2006 tarihli cevapta davalı takip konusu bonoda şirketi temsilen tek imza bulunduğunu, şirketin çift imza ile borç altına sokulabileceğini bildirmiştir. İflas ödeme emrine itiraz eden borçlu açılan iflas davasında önceki itirazları ile bağlı olmadan tüm savunma sebeplerini ileri sürebilir. Davalı takip konusu bonoların şirketi borç altına sokmadığını savunduğuna göre bu savunma üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.