Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7481 E. 2009/9349 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7481
KARAR NO : 2009/9349
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ve takibin kesinleştiğini, takibe konu senedi müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığını, senedin borçlu ve alacaklı hanesinde aynı ismin yazılı olup, senedin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, senedin tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, senetteki imzaların borçlu ve kefile ait olduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık senedin imzalandığını, haciz sırasında davacının borcu ve imzayı kabu edip, asıl borçlu tarafından ödenmediği takdirde borcu ödeyeceğini beyan ettiği, senedin geçerli oludğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davaya konu senedin, bononun tüm şartlarına havi kambiyo senedi olduğu, bononun alacaklı bölümüne … borçlusu, … yazıldığı, davacının alacaklı yerine bu şekilde isimler yazıldıktan sonra kefil veya borçlu olarak kambiyo senedini imzaladıktan sonra herhangi bir nedenle senetteki bu eksiklik veya aksaklıktan dolayı senedin geçersizliğini iddia ederek dava açmasının M.K.nun madde 2 gereği iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı gibi hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağı ve ayrıca bononun alacaklı kısmının bu şekilde doldurulmasının maddi bir hata olduğu, senette alacaklı ve borçlunun kimler olduğunun gayet net bir şekilde anlaşıldığı, bu hali ile de bononun vasfında herhangi bir eksikliğin olmadığı, senedin tanzim tarihindeki bir tahrifatın olmadığı, senedin bedelsiz kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.