YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7521
KARAR NO : 2010/1575
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … gelmiş, davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili müvekkillerinden …’in davalıdan mal alabilmek için adı geçene teminat maksadıyla 10.000,-TL tutarında bono verdiğini, davalı şirket yetkilisinin talebiyle diğer iki davacının da bonoyu imzaladığını; bononun üstüne rakamla 10.000,-TL yazıldığını ancak alt kısımların boş bırakıldığını, alım satım ilişkisinin bir süre devam ettiğini ve ödemelerde sorun çıkınca davalı şirket yetkilisinin bonoyu 75.000,- TL olarak tahrif ederek takibe koyduğunu ileri sürerek senetten ve takipten dolayı 65.000,-TL borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili senette tahrifat yapılmadığını, davacıların müşterek ve müteselsil kefil olduğunu ve 75.000,-TL alacağın bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08.10.2008 günlü raporuna göre senet metninde bir değişiklik yapılıp yapılmadığının belirtildiği gerekçesiyle ıspatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili bono üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasının yanında davalıya bu miktarda borçlu olmadıklarını da ileri sürmüş, davalı ise bonodaki rakamın gerçek borç miktarını gösterdiğini bildirmiş; iddia ve savunmanın ispatı noktasında ticari kayıtlara dayanılmıştır. Bu durumda mahkemece gerçek alacak miktarının saptanması amacıyla taraflara ticari kayıt ve belgelerini sunmaları için usulüne uygun biçimde süre verilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.