Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7553 E. 2010/5251 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7553
KARAR NO : 2010/5251
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu olan 20.02.2005, 28.02.2005, 31.03.2005 ve 15.04.2005 keşide tarihli ve 6.000’er TL bedelli çeklere ilişkin müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, 04.11.2004 tarihli belgede bu çeklerin mal teslimi karşılığında verildiğini açıkça belirtildiğini, ancak söz konusu malların teslim edilmediğini belirterek, müvekkilinin bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 04.11. 2006 tarihli sözleşme ile davalının davacıya mal teslim etmeyi yüklendiği, davacı tarafın defterlerinde verilen çeklerin işlenmediği, davalı tarafın aksi doğrultusunda defterlerini ibraz etmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya fotokopisi sunulan 04.11.2004 tarihli tarafların imzalarını taşıyan belgede davalı tarafından davacıya satışı kararlaştırılan malların birim fiyatları ve toplam bedelleri belirtildikten sonra mal bedellerine karşılık dava konusu çeklerin verildiği, kalan borcun ise taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Anılan belgede çeklerin avans olarak verildiğine ve satışa konu malların daha sonra teslim edileceğine dair açıklık bulunmamaktadır.
BK.nun 182/2.maddesi uyarınca asıl olan peşin satıştır ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği konusunda yasal karine mevcuttur. Yine kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bu borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Çeklerin davacının defterine kaydedilmemiş olması bunları hükümden düşürmez.
Bu durumda mahkemece, belirtilen ilkeler karşısında yasal karinenin aksini iddia eden davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüğü olduğu ve senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması gerektiği hususu gözetilmeden ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.