Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7806 E. 2009/10338 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7806
KARAR NO : 2009/10338
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kullandırdığı kredi borcunun ödenmediğini, ipotekle teminat altına alınan tutarın tenzilinden sonra ipotek limitini aşan kısım için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kredi sözleşmesi, ipotek belgesi, kat ihtarnamesi, icra dosyası, bilirkişi raporunda belirtilen asıl alacak tutarı, mahkemece bilirkişi raporunda faiz ve BSMV hesabının yanlış olduğunun saptanması ile re’sen yapılan hesap sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 275.maddesinde, “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.”hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 286.maddesine göre de bilirkişinin rey ve mütalaalarının hakimi bağlamayacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca, hakimin bilirkişi yerine geçip, hesaplama yapıp olayı çözmesi(tarafların savunma olanağını da ortadan kaldıracağından) usule uygun düşmez.
Somut olayda, kredi sözleşmesi nedeni ile davacının var ise alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi işi özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerden olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine uygun ayrıntılı rapor alınıp, toplanan delillere göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.