Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7858 E. 2009/10940 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7858
KARAR NO : 2009/10940
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden Halk Bankası, Alternatif Bank ve … Tarım Ürn.Tic.A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin fındık ve ürünlerinin alım satımı konusunda yıllardan beri çalıştığını, entegre tesislerinin bulunduğunu, ancak son yıllarda yaşanan global kriz ile doların TL.karşısında % 45 oranında değer kazanması ve fındığın fiyatının da düşmesi nedeniyle şirketin borca batık hale geldiğini ekte sunulan iyileştirme projesi ile şirketin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, kayyum raporları ile bilirkişi raporları doğrultusunda şirketin borca batık olduğunun anlaşıldığı, iyileştirme projesinin hayata geçirilebilir olduğu, iyileştirme sürecinde alacaklıların haklarının korunacağı ve şirketin iflasına göre daha iyi bir konumda olabilecekleri anlaşıldığından iflasın ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller Halkbankası, Alternatifbank ve … Tarım Ürn.Tic.A.Ş.vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icabetmektedir.
Mahkemece borca batıklığın tespiti için yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan raporda iflasın ertelenmesi için gerekli koşulların oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak iflasın ertelenmesinde, borca batıklığın tespiti sırasında kaydî değerlerin değil, rayiç değerlerin esas alınması gerekir. Bu nedenle, şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin mahkeme tarafından atanan yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilançoda kayıtlı değerler üzerinden borca batıklığın saptanması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Somut olayda mahkemece bilirkişi olarak, şirket malvarlığının bir kısmını oluşturan fabrikanın değeri için önce makine mühendisi görevlendirilmiş, sonra da mali müşavirin hazırladığı bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 275,I hükmüne göre, “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.” Anılan kanun hükmünde de açıkça belirtildiği üzere hâkim, kendisinde bulunmayan özel ve teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvuracağından bilirkişinin de kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip bir uzman olması gerekir. Bu nedenle mahkemece, iflâsın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin iştigal konusu ve uyuşmazlığın kapsamı da dikkate alınarak, biri hukukçu olmak üzere en az üç kişilik bilirkişi kurulu raporu alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
3- İflâsın ertelenmesini talep eden şirketin durumunun iyileştirilmesinin öncelikle şirkete yeni özkaynakların aktarılması, sonrasında da verimli çalışmasını sağlayacak önlemlerin alınması koşullarına bağlı olduğu iyileştirme projesinde öngörülmüştür. Bilirkişi raporunda, iyileştirme projesinde temin edileceği belirtilen, ancak henüz şirket hesabına geçmeyen bu özkaynağın sağlanacağı ihtimaliyle iflâsın ertelenmesi yönünde görüş bildirilmesi bir çelişki olup, bu görüş doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1-2-3 numaralı nedenlerle müdahiller Halkbankası, Alternatifbank, ve … Tarım Ürünleri A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.