YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7989
KARAR NO : 2009/9704
KARAR TARİHİ : 21.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, senede dayalı olarak yapılan takibe borçlunun itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının takip sırasında ayrıca ve açıkça imza itirazında bulunmaması nedeniyle söz konusu icra takibi açısından imzanın borçluya ait olduğunun kabulü gerektiği, davalının borcunun bulunmadığına ilişkin delil ibraz edemediği belirtilerek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibi sırasında imzaya ayrıca ve açıkça itiraz etmemiş olsa bile aleyhine açılan itirazın iptali davasında borçlu imzanın kendisine ait olmadığını savunabilir. Bu nedenle mahkemece icra takibi sırasında imza inkarında bulunmayan borçlu davalının, imza itirazını mahkemede ileri süremeyeceğini ilişkin gerekçesi isabetli değildir. Ancak davalı, davaya cevap vermemiş, ilk celseye gelmemiş, ikinci celsede ise takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olup, bunun üzerine davacı vekili imza itirazının süresinde yapılmadığını belirterek muvafakat etmediğini beyan etmiştir. Bu durumda davalı savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde imza itirazında bulunmuş olup, imzaya itirazın incelenmemesi suretiyle mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru olan kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438’inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.