Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8078 E. 2010/2240 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8078
KARAR NO : 2010/2240
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin … şirketinin ortağı ve yetkilisi sıfatıyla davalıya ait uçağın kiralanması maksadıyla 150.000,-USD depozit gönderdiğini, uçağın müvekkiline teslim edilmediğini ve paranın da geri gönderilmediğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davacı ile müvekkili arasında uçak kiralanmasına ilişkin bir sözleşmenin akdedilmediğini, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 119/1 inci maddesine göre bu tür sözleşmelerin geçerliğinin yazılı şekil şartına tâbi olduğunu, paranın dava dışı … adlı şirketin borcuna mahsup edilmek üzere gönderildiğini, adı geçen şirketin konkordato sürecine girmesinden sonra davacının zararını müvekkilinden karşılamaya çalıştığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya ait … seri no.lu … tipi uçağın depozito bedeli olmak üzere davalı hesabına para gönderdiği, davalının bu bedeli almasına rağmen herhangi bir edimde bulunmadığı; üçüncü kişi durumundaki şirketin borcunun üstlenilmesi savunmasının kabul edilemeyeceği zira alacaklının rızasının bulunmadığı, öte yandan …’in davacıya da borçlu bulunduğu ve davacının ödemesinin adı geçenin borcuna mahsuben yapıldığı iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda görev alan …’in, davada borçluluğu iddia edilen … şirketi ile hizmet ilişkisi içinde bulunduğu sunulan belgelerden anlaşıldığına göre, davalının rapora ve bilirkişinin şahsına yönelik itirazlarının dikkate alınması suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması suretiyle hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
2- Davacı vekili müvekkilinin dava dışı bir şirketin yetkilisi sıfatıyla işlemler yaptığını ileri sürdüğüne göre, davacı yanın kayıtlarının da incelenip değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı şirket yararına 750,-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.