YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/85
KARAR NO : 2009/1297
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
Mahkemesi : Kadıköy 1. İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
… (Hazine) vekili, iflâs idaresince kabul edilerek 3’üncü sıraya alınan iflâs defterinin 224,225,226 ve 235’nci numarasında kayıtlı toplam 7.447.877.29 YTL gümrük alacağının rehinli alacaklardan önce ödenmek üzere rüçhanlı olarak sıraya kaydedilmesi gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
İflâs idaresi, gümrük alacağının rüçhanlı olmadığını belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinden sonra yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, şikâyet konusu malların iflâs masasında bulunmaması nedeniyle önceliği bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikâyet eden vekili kararı temyiz etmiştir.
Müflis Erbotaş Ereğli A.Ş.’nin gümrük muafiyetli olarak ithalini yaptığı eşyaları yurt dışı etmediği, alacağın kabulüne dair kaydın fotokopisinin incelenmesinde ise …Gümrük Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin müflis şirket yetkilisi ile iflâs idaresi tarafından “gümrük vergisi” olarak kabul edilip, sıra cetvelinin 3’üncü sırasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Gümrük vergi ve resimleri 6183 sayılı Kanun’un 21,II ve İcra ve İflâs Kanunu’nun 206,I hükümleri uyarınca rüçhanlı olup, gümrük vergisine tâbi eşyanın satışından elde edilen paradan öncelikle ödenir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 55’inci maddesinde de hangi hallerde katma değer vergisinin rehinli alacaklara göre öncelikli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle gümrük vergilerinden doğan alacağın rüçhanlı olabilmesi için, gümrüğe tâbi eşyanın veya bu eşya satılmışsa, satış bedelinin iflâs masasında olması şart olup, diğer malların satış bedelinden gümrük vergilerinin ödenmesi mümkün değildir.
Somut olayda, mahkemece tayin edilen hukukçu bilirkişinin yeterli gerekçeyi de içermeyen raporunda, iflâs masasında gümrük vergisine tâbi eşyanın bulunmadığı belirtilmiş, ancak Dairemizin bozma gerekçesinin birini teşkil etmesine rağmen söz konusu malların satış bedelinin iflâs masasında bulunup bulunmadığı konusunda görüş belirtilmediği gibi bu konunun incelendiğine dair bilirkişi raporunda ve mahkeme kararının gerekçesinde bir açıklık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay’ın ve tarafların temyiz denetimine elverişli olması, yeterli gerekçeleri ve açıklığı içermesi zorunlu olup, konusunda ehil bilirkişiler tarafından da hazırlanması gerektiği izahtan varestedir.
O hâlde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve bozma ilâmı çerçevesinde, hazine alacağının dayandığı belgeler, iflâs dosyası, müflis şirkete ait diğer kayıtlar ile ilgili diğer belgeler üzerinde, aralarında yeminli mali müşavirin de bulunduğu üç kişilik ehil bir bilirkişi heyetince inceleme yaptırılarak, gümrüğe tâbi eşyanın iflâs masasında bulunup bulunmadığı ya da böyle bir eşyanın satışından elde edilen bedelin iflâs masasında olup olmadığının tespiti ile varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Vergiye konu malların iflâs masasında bulunmadığı gerekçesiyle ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA 19.2.2009 günü oybirliği ile karar verildi.