YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8588
KARAR NO : 2010/5123
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müteselsil kefil olduğu Genel Kredi Taahhütnamesi’ndeki imzaya ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İmza incelemesine ait tek kişilik bilirkişi raporunda, Genel Kredi Sözleşmesi’nde kefil olarak imzası bulunan davalının, emsal imzaları olarak sadece mahkeme huzurunda alınmış imza örnekleri ile karşılaştırma yapılarak görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, takibe konu 19.08.2004 tarihli 7.000.-TL.bedelli Genel Kredi Taahhütnamesi’ndeki müşterek borçlu-müteselsil kefil yerinde imzası olan davalı … … imzayı inkar ettiğinden HUMK.nun 309.maddesi uyarınca ihtilafsız döneme ait samimi imzaları toplanıp bilirkişi veya bilirkişi kurulundan imzanın davalıya aidiyeti hususunda Yargıtay denetimine açık ve anlaşılır şekilde rapor alınarak, rapor sonucuna göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.