Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/866 E. 2009/10369 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/866
KARAR NO : 2009/10369
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalı ile herhangi bir alışverişinin olmadığını, borcunun bulunmadığını, Yunak 2. İcra Müdürlüğünün 2007/20 sayılı takip dosyasına itiraz süresini cahilliği nedeniyle kaçırdığını, davalının daha önce Polatlı 1. İcra Müdürlüğü’nde aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak bu takibe itiraz edildiği için takibin durduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ispat yükünün davacıda olduğunu, itiraz süresi geçirildikten sonra açılan bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde Polatlı 1. İcra Müdürlüğü’nde 10.000 YTL’lik alacak için takibe girişildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davaya konu Yunak 2. İcra Müdürlüğü’nde ise 15.000 YTL’nin tahsilinin istendiği, ancak icra takiplerinin dayanağı olarak herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalı tarafın alacağı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeyi mahkemeye sunmayan davalının kötüniyetli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, Yunak 2. İcra Müdürlüğünün 2007/20 sayılı takibin iptaline, alacak değeri olan 15.000 YTL’nin % 40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında kural olarak alacaklı alacağını usulen kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davalı, davacı aleyhine icra takibine girişmiş ve alacağın sebebi olarak “ 160’lık elektrik trafosu bedelini” göstermiş, ancak herhangi bir yazılı belge sunmamıştır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ispat külfetinin davalı tarafta olduğu yönünde bir ara kararı oluşturularak davalıya alacağını kanıtlamaya elverişli delillerini sunması için önel verilmek suretiyle deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde hüküm tesisi gerekirken davalı tarafa savunmasını kanıtlama olanağı tanınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.