YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8759
KARAR NO : 2009/10129
KARAR TARİHİ : 04.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-ipoteğin fekki davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşılık davalı vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-davalı vekili, müvekkili şirketin davalının bayisi olarak İzmir’de davalının otolarını sattığını, bayilik ilişkisi kurulurken davalıya teminat mektuplarının yanı sıra diğer davacıların da maliki bulunduğu üç ayrı taşınmazın ipotek verildiğini, davalının vade farkı faturası gönderdiğini, vade farkı faturasına itiraz edilince davalının teminat mektuplarını paraya çevirdiğini, alacağını bu şekilde tahsil eden davalının sözleşmeyi feshetmesine rağmen ipotekleri fek etmediğini ve müvekkilinin piyasada küçük düşürdüğünü belirterek ipoteğin fekkini, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi 1.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davacı- davalı vekili, bayilik sözleşmesinin akde aykırılık nedeniyle feshedildiğini,teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden sonra da alacaklarının bulunduğunu, bu nedenle ipoteği fek etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacılardan … … tarafından açılan ipoteğin terkini talebini içeren dava dosyası da bu dosya ile birleştirilmiştir.
Davacı-davalı karşı davasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe yönelik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların ipoteğin fekki ve tazminat taleplerinin reddine, davalı … A.Ş’nin açtığı itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen 16.12.2004 tarihli karar vade farkı alacağının nasıl oluştuğunun tespit edilemediği gerekçesiyle bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen hüküm, vade farkı alacağının nasıl oluştuğunun davacı-karşı davalıya açıklattırılarak, alacağın muhasip bilirkişiden rapor alınmak suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yeniden bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacı-karşı davalının sunduğu deliller çerçevesinde vade farkı faturalarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılarak vade farkı tespit edilmiştir. Ancak, yaptırılan bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek vade farkı faturasının tebliğ edilmediği gerekçesiyle vade farkına hükmedilmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 275,I hükmüne göre, “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukukî bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.” Bu nedenle mahkemece, vade farkının tespiti amacıyla bilirkişi kurulu raporu alınmış, ancak sunulan rapora da itibar edilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 286.maddesi uyarınca bilirkişinin oy ve görüşü hâkimi bağlamazsa da bu tür hâllerde hâkimin bilirkişi yerine geçerek olayı çözmesi usule uygun düşmez. Bilirkişi raporu yeterli değilse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı veya bilirkişiden açıklık olmayan konularda ek ve tamamlayıcı görüş alınarak uyuşmazlık çözümlenmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı … A.Ş. yararına takdir edilen 625.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 4.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.