Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8881 E. 2010/4369 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8881
KARAR NO : 2010/4369
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, satılan mal bedelinin ödememesi üzerine yapılan icra takibi sırasında davalının vaki kısmi itirazı üzerine takibin kısmen durduğunu belirterek, 16.728.-TL.üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız şekilde vade farkı talep ettiğini, takipten önce yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, taksitler halinde ödenen bir kısım borcun da dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın vade farkı uygulamasından kaynaklandığı, 5.7.2004 tarihli sözleşmenin 6.4.maddesi uyarınca vade farkı uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalının aldığı mal bedellerini ödemede geciktiği, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının 16.089.-TL.alacaklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, davacının 46.875 TL talepli ihtarından sonra içeriği tam olarak okunamayan 20.10.2006 tarihli 3.000. Tl’lik dekont fotokopisi sunarak takipten önce 3.000. TL’lik ödeme yapıldığını savunmuşsa da bu iddia bilirkişi raporunda değerlendirilmemiştir. Öte yandan davacı defterinde yazılı olan vade farkı uygulamasına ilişkin gecikme günlerinin Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı şekilde bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekli olup, sadece davacı defterindeki hesaplamalara itibar edilmesi doğru değildir. Bu durumda davacı tarafa vade farkı uygulamasına ilişkin tüm delillerini ibraz etmesi için süre verilerek, davacı defterinde yazılı vade farkı uygulamasına esas gecikme günlerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 14.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.