YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8927
KARAR NO : 2009/11862
KARAR TARİHİ : 16.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :17.12.2008
No :465-721
Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili müvekkilinin davalı müflis şirketten kambiyo senetlerine dayalı alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için iflastan önce takibe giriştiklerini; bonoların bir kısmının İcra Mahkemesince takip kapsamı dışında bırakıldığını, bir bononun ise hiç takibe konulmadığını; bu bonolara dayalı alacağın masaya kaydı için iflas idaresine yapılan başvurunun reddedildiğini; İcra Mahkemesi kararının kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, nitekim daha evvel yaptırılan grafolojik incelemede bonolar üzerindeki imzaların keşideci şirket yetkilisi … ’ya ait olduğunun saptandığını, ayrıca adı geçenin bu imzalarını Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma sırasında ikrar ettiğini, bu nedenle iki bononun kaydedilmemesinin hatalı olduğunu; bonoda keşide yeri olmadığı gerekçesiyle reddedilen alacak bakımından bononun borç ikrarı içerdiğini; zamanaşımı iddiasının yersiz olduğunu ileri sürerek 6.176.689,11 TL. alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi memuru taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, kayıt dayanağı üç bonodaki keşideci imzasının keşideci şirket yetkilisine ait olmadığını, bir bonoda keşide yeri bulunmadığını ve kambiyo senedi vasfında olmadığını, takibe konulmayan bir bononun da zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan grafolojik inceleme raporuna göre kayıt dayanağı bonolardan üçü üzerindeki imzaların müflis şirketin önceki yetkilisine ait olmadığı; keşide yeri bulunmayan senedin bono vasfında olmadığı ve bu nedenle ciro edilemeyeceği, alacağın temlikine ilişkin bir açıklama da olmadığından davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı; vadenin 22.11.1997 iflasın ise 28.11.2002 olması karşısında zamanaşımı süresinin geçtiği, alt ilişki bulunmadığı ve on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
../..
(2)
Davacı yanca dosyaya sunulan Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’nın 13.01.2000 tarihli raporu ile mahkemece alınmış bulunan raporlar arasında çelişki bulunmakta ve bu farklılık raporu hazırlayanların imza üzerindeki incelemeler sonucunda vardıkları kanaatlere dayanmaktadır. Öte yandan müflis şirket yetkilisinin Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/95 E. sayılı dosyasındaki beyanı da değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek, mahkeme huzurundaki beyan da dikkate alınıp bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.