Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9031 E. 2010/3028 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9031
KARAR NO : 2010/3028
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş,davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali ve tazminat istemine yöneliktir.
Davalı vekili, davacının edimini ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle reklamasyon faturaları kesildiğini, ancak davacının reklamasyon faturaların defterlere işlemediğini, ayıplı malların teslim alınmasına rağmen iade faturalarının defterlere kaydedilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller bilirkişi kurulu kök ve ek raporuna göre davalı ayıp savunmasında bulunmuş ise de ayıp iddiasını kanıtlayacak delil sunmadığı gibi, bir tespit de yaptırmamış olduğu, mal satımından dolayı taraf defterlerin birbirini doğrulamadığı, davacı kayıtlarında bulunan ancak davalı kayıtlarında bulunmayan fakat geçerli olan faturalar toplamının 59.060.30 TL olup 6.536.15 TL’lik kısmının ödendiği gerekçesiyle 52.524.15 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına alacak likit olduğundan %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı defterleri tasdiksiz davalı defterleri tasdikli olup, davalı defterleri kesin delil niteliği taşımakta ise de deftere kaydı gereken bir şeyin kaydedilmediği veya yanlış tutarlarla kaydedilmesi ya da kaydedilme imkanı olmayan tutarların kaydedilmesi halinde bunun doğrusuna ilişkin fatura ve belgeler ibraz edildiğinde yine de defterlerdeki kayıtların geçerli olacağı sonucunun çıkarılmasının mümkün olmamasına, reddedilen bölüm yönünden davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı gibi davalının kötüniyet tazminatı da talep etmediğinden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin 23.06.2008 tarihli kök rapora karşı verdiği 27.10.2008 havale tarihli dilekçede gerekçelerini de belirterek 16.08.2006 tarihli … numaralı faturanın mükerrer olarak düzenlendiği, faturada isim belirtilmeksizin teslim alanın imzası bulunduğu, bu faturadan yargılama aşamasında haberleri olduğunu, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle ek rapor alınmasını istemiş olup, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de alınan ek raporda bu faturaya yönelik itirazların karşılanmadığı gibi imza yönünden de inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mal teslimi konusunda ispat külfeti davacıda olup, davacının 16.08.2006 tarihli faturadaki malı davalıya teslim ettiğini kanıtlaması gerekir.
Yapılacak iş 16.08.2006 tarihli irsaliyeli faturadaki teslim alan imzasının davalı yetkilisine veya çalışanına ait olup olmadığının tespit edilerek uygun sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.