Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9126 E. 2010/5843 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9126
KARAR NO : 2010/5843
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan bono bedelinin posta çeki hesabına ödenmesine rağmen davalının kötüniyetli olarak takibe giriştiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki yem alımına karşılık bono düzenlendiği ve davalının isteği doğrultusunda …’a ait posta çeki hesabına bono bedelinin ödendiğinin belli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında davacının borçlu bulunmadığının tespitine, davalının % 40 kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, takip alacaklısı davalıdan hayvan yemi aldığını, karşılığında 5.446.-TL.lik bono düzenlendiğini ve bono bedelinin ödendiğini iddia ederek, akdi ilişkiyi kabul etmiştir. Davacının hayvan yemi aldığı kişi, davalı …, imzaladığı bononun bedelini ödediğini iddia ettiği kişi ise, … isimli dava dışı üçüncü şahıstır. …’a ait posta çeki hesabına 05.07.2004 ve 16.07.2004 tarihinde “08.07.2004 tarihli senede mahsuben” açıklaması yazılarak ödeme makbuzları düzenlenmiş ise de, bu ödemeler davalı alacaklıya yapılmış ödeme sayılamaz. Davalı alacaklı da davaya cevap vermeyerek, davayı inkar etmiş sayılmıştır. Bu durumda ispat külfeti davacı borçlu da bulunduğundan davacının ödeme iddiasını kanıtlaması gerektiği gözetilerek mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek, dava dışı üçüncü şahsın hesabına yapılan ödemenin davalının alacağına karşılık yapıldığı şeklinde dayanakları olmayan yetersiz gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.