Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9225 E. 2010/2987 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9225
KARAR NO : 2010/2987
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek.Av…., Av…. ile davalı vek.Av…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, keşidecisi … ve …, lehtarı …, … ve … olan 1.800.000 USD bedelli bononun müvekkilinin ortağı olduğu … AŞ.’nin çalışanı takip alacaklısı …’a ciro edildiğini, bu şahsın da asıl borçlular ile lehtarlara karşı icra takibinde bulunduğunu, bononun tanzim edildiği 2001 yılında …’ın yatırım amaçlı gayri nakdi kasadan almış olduğu borç karşılığında düzenlendiğini, bu borcun kapatıldığını, müvekkilinin eşi …’ın vefatı üzerine bononun anlaşmaya aykırı olarak vadesini doldurulduğunu, takip alacaklısının … ve … Gruplarının ortak olduğu … AŞ.’nin çalışanı olması nedeniyle kötüniyetli olduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin diğer borçlularının borca itiraz etmediklerini, müvekkilinin eski bir banker olup ayrıca şahsına ait şirketi de bulunduğunu, bononun verilen borca karşılık düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bonoya dayalı alacağın dava dışı … AŞ.’nin kayıtlarında bulunup bulunmamasının alacağın varlığını etkilemeyeceğinden ticari defterlerin incelenmesine gerek olmadığı, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacının öncelikle bononun bedelsizliğini, ardından da alacaklının kötüniyetini ispatlamak zorunda olduğu, davacının yazılı belge de sunmadığı, yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.