Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/937 E. 2009/10500 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/937
KARAR NO : 2009/10500
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan akaryakıt satın aldığını, davalının alacağını garanti altına almak amacıyla müvekkilinden 10.000 YTL bedelli dava konusu bonoyu aldığını, davalının müvekkiline veresiye fişleri ile bir miktar motorin teslim ettiğini, müvekkilinin borcunu ödeyemeyince davalının hem veresiye fişlerine hem de dava konusu bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, davalının kötüniyetli olarak mükerrer tahsilat peşinde olduğunu, bononun teminat amaçlı düzenlendiğini öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan akaryakıt satışı nedeni ile toplam tutarı 13.443 YTL olan (9) adet veresiye fişlerine dayalı olarak alacaklı olduğunu, bu borç için senet düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine de takibe geçildiğini , davacının haksız olarak dava açtığını öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu bononun taraflar arasındaki akaryakıt alım- satımı nedeni ile düzenlendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının bononun davalı tarafça verilecek mallara karşılık avans amacı ile düzenlendiğini iddia ettiği, davacının bu iddiasını yazılı delille ispat edemediği gerekçesi ile oy çokluğu ile davanın reddine karar verilmiş, muhalif üye davacıya TTK’nun 83/2. maddesi uyarınca yemin eda ettirilmesi gerektiği nedeni ile çoğunluk görüşüne katılmayarak karara muhalefet etmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 29.05.2008 tarihli dilekçesi ile tüm delillerinden feragat ederek münhasıran, davalı şirket defterlerine dayandığını bu nedenle TTK.’nun 83/2. maddesi hükmünün uygulanmasını talep etmiştir. Anılan Yasa maddesi, “Taraflardan biri hasmın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş iken hasmı ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerinin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında yemin verir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece 09.05.2008 tarihli duruşmada davalı tarafa HUMK.’nun 330. ve 332. maddeleri uyarınca defterlerini sunması için kesin mehil verilmiş olmasına rağmen defter sunmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece TTK.’nun 83/2. maddesi hükmü uyarınca gerekli işlemler yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu oy çokluğu ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.