Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9420 E. 2010/3278 K. 24.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9420
KARAR NO : 2010/3278
KARAR TARİHİ : 24.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı … vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek.Av…. ile davalılardan … vek.Av…. gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatlarının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı şirketin kurulduğu sırada ortaklarının ileride şirket zararlarına karşı teminat senedi düzenlediklerini, senet bedellerinin hisseler oranında belirlendiğini, zaman içinde diğer ortaklara senetlerinin iade edilmesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini; bononun şirket kayıtlarında yer almadığını ve keşide tarihinin sonradan doldurulduğunu, şirketteki hissenin de 17.06.2006 günü devredildiğini; bonoyu tahsile koyan …’nın ciro tarihinde şirket yetkilisi olduğunu ve ciro imzasının da ona ait bulunduğunu, teminat senedi olduğunu bile bile devraldığından kötü niyetli hamil durumunda olduğunu ileri sürerek takip konusu borçtan dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili bononun teminat maksadıyla verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, devralan hamil sıfatıyla konunun müvekkilini ilgilendirmediğini, diğer davalı ile takipten sonra yapılan anlaşmada davacının borçluluğunun teyit edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili bononun teminat olarak alındığını, borç bittiği halde …’nın bonoyu kendisine ciro ettiğini, sözleşmenin de cebri icra tehdidi altında imzalandığını, keşide tarihinin gerçeği yansıtmadığını ve davacının şirkete ortak olduğu tarihte bononun düzenlendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece senedin keşide ve vade tarihi itibariyle davacının şirketten alacaklı olmadığı, lehdarın da temel alacağının bulunmadığını kabul ettiği; ciro tarihinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olan davalı …’nın bedelsizliği bilmemesinin imkânsız olduğu ve cironun da bu şahıs tarafından yapıldığı, iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak bir diğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.