YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9569
KARAR NO : 2009/11373
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih : 14.4.2009
Nosu : 66-102
4-… 5- … Pamuk A.Ş. Vek.Av….
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin 122 ve 1126 nolu aboneliklerin sahibi olduklarını, geciken ödemeler sebebiyle davalının müvekkilleri aleyhine takip başlattığını, icra takibine geçildiği dönemde müvekkillerinin ana para borçlarını ödediğini, faizlerin yasa gereği durdurulması gerekirken, faiz tahakkukuna gidildiğini ve gecikme bedeline ayrıca temerrüt faizi adı altında faiz yürütüldüğünü, düşen faiz oranlarının dikkate alınmadığını belirterek yeniden faiz hesabı yapılmasını, fazla ödeme var ise ana paradan mahsubu ya da iadesine ve gerçek faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin dava dilekçesinin tavzih edilmesi istemi üzerine davacılar vekili 24.4.2007 tarihli celsede, taraflar arasında 19.9.2003 ve 12.3.2004 tarihinde protokoller imzalandığını, 19.9.2003 tarihi itibariyle her iki abonenin toplam ana para borcunun 32.077.94.-YTL., gecikme zammı borcunun 117.246.29.-YTL. olmasına bir itirazlarının olmadığını, 12.3.2004 tarihi itibariyle her iki aboneliğe ait ana para borcunun ve bu ana para borcuna işletilmesi gereken gecikme zammının ve ana paraya işletilmesi gereken KDV miktarının tespitini, yine bu tarih itibariyle her iki abonenin gecikme (temerrüt) faizi ve temerrüt faizi KDV’sinden sorumlu olup olmadıklarının tespiti ile ödemeler gözetilerek kalan borç miktarının belirlenmesini, 12.3.2004 tarihi itibariyle davacı …nin taksitlendirme formunda yazılan 52.642.36.-YTL. gecikme faizi ve 9.475.62.-YTL. gecikme faizi KDV’si olmak üzere toplam 62.117.98.-YTL.den, davacı …’ın ise 12.8.2004 tarihi itibariyle 46.794.39.-YTL. gecikme (temerrüt) faizi ve 8.422.99.-YTL. temerrüt faizi KDV’si olmak üzere toplam 55.217.38.-YTL. borçlu olmadıklarının tespitini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacıların yaptığı ödemelerin dikkate alındığını, kalan miktarlar üzerinden temerrüt (reeskont) faizi hesaplandığını, davacıların kalan 99.436.75.-YTL. temerrüt faizi 17.898.61.-YTL.si temerrüt faizinin KDV’si olmak üzere 117.335.37.-YTL. toplam borçları bulunduğunu, bu borç miktarının 12.3.2004 tarihi itibariyle karşılıklı mutabakatla protokole bağlandığını, davacının iddialarının dinlenemeyeceğini, gecikme zammına reeskont faizi yürütülmesinin hukuka aykırı olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
…/…
S.2
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacıların 12.3.2004 tarihi itibariyle ana para, gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’si borçlarının ödenmiş olduğu, ancak geç ödeme nedeniyle davacıların geç ödedikleri ana paraya gecikme zammı ve gecikme zammına KDV işletilmesi gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.2.2004 gün ve 2004/10-104 Esas, 2004/94 Karar sayılı İçtihadı uyarınca gecikme zammı ve KDV’sine temerrüt faizi ve KDV’sinin uygulanamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacı …’ın 11226 nolu abonelikten dolayı 12.3.2004 tarihi itibariyle 17.415.87.-TL. temerrüt faizi ve 3.134.86.-TL. temerrüt faizi KDV’si olmak üzere toplam 20.550.73.-TL. borçlu olmadığının tespitine, davacı …nin 122 nolu abonelikten dolayı 12.3.2004 tarihi itibariyle 24.338.58.-TL. temerrüt faizi ve 4.380.94.-TL. temerrüt faizi KDV’si olmak üzere toplam 28.719.52.-TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın borcunu ödememesi sebebiyle işyerinin elektriğinin kesilmesi davacının kendi kusuruna dayanmakta olduğundan, davacının dava konusu protokolü manevi cebir altında imzaladığının kabulüne ilişkin yerel mahkeme gerekçesinde isabet görülmemiştir. Kaldı ki, davacı taksitlendirme talebini içeren dilekçesinde ihtirazi kayıt ileri sürmediği gibi imzaladığı protokol altında da bu protokolü hiçbir baskı altında kalmadan imzaladığını açıkça kabul etmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.