Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9595 E. 2010/6558 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9595
KARAR NO : 2010/6558
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine (1) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, takibin kesinleştiğini bononun gerçek bir borca dayalı olmamasına rağmen müvekkiline ait taşınmazın icra kanalı ile satışa çıkarıldığını, davalı tarafından da satın alındığını, bunun üzerine müvekkilinin davalıya banka havalesi ile 48.000 YTL’lik ödeme yaptığını ve borcun kapatıldığını davalının icra yolu ile satın aldığı taşınmazı müvekkiline iade etmesine rağmen tahsil ettiği bedeli icra dosyasına bildirmeden takibe devam edip müvekkilinin taşınır mallarını muhafaza altına aldırdığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan bonoya dayalı olarak alacaklı olduğunu ve bu alacağın tahsili için müvekkili tarafından takibe geçildiğini, müvekkilinin davacıdan 48.000 TL tahsilat yaptığını, ancak bakiye alacak için takibe devam edildiğini, herhangi bir feragatın söz konusu olmadığını, ayrıca davacının aynı senede dayalı olarak İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açtığını davanın reddedildiğini, bu nedenle ortada kesin hüküm olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının aynı senet nedeni ile İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/2102 esas sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasında senedin zorla alındığı sebebine dayandığı oysaki bu davada ödeme savunmasına dayandığı, bu nedenle davalı vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, davacının aleyhine girişilen takip nedeni ile davalıya kısmi ödeme yaptığı dava tarihi itibari ile bakiye borcunun kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.