YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9619
KARAR NO : 2010/3328
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan aldığı akaryakıt karşılığında 07.10.2006 keşide tarihli ve 40.000 TL bedelli çeki davalıya verdiğini ancak müvekkilinin ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle bu borcun ödenmesinin ertelenmesi amacıyla aynı borca ilişkin olarak 17.10.2006 tarihli 40.000 TL bedelli çekin karşı tarafa verildiğini ve tahsilatın yapıldığını, 6 aylık çek zamanaşımının geçmesinden sonra davalının müvekkiline iade etmesi gereken ilk çekin ilamsız icra takibine konu edildiğini, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen bu takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, çekin ödeme aracı olması nedeniyle davacının iddiasının haksız olduğunu, 21.03.2007 tarihli ihtarnameyle bedelsiz kalan bonoların talep edilmesine rağmen dava konusu çekin davacı tarafından iadesinin istenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacı defterine 07.10.2006 tarihli çekin kayıtlı olmasına rağmen 17.10.2006 tarihli çekin kayıtlı olmadığı, davalının defterinde ise her iki çekin ayrı ayrı kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin süreklilik arz ettiği, davacının iddiasını kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine, oyçokluğuyla karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zamanaşımına uğramış çekten dolayı hamil kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirirse de TTK.nun 644.maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre temel ilişkiye istinaden alacaklı olduğunu iddia ve ispat edebilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden alacak isteminde bulunulamaz. Dava, zamanaşımına uğramış çekten dolayı yapılan takibin kesinleşmesi üzerine borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Zamanaşımına uğramış çekten dolayı alacaklı olduğu konusunda ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte olup, taraflar arasında temel ilişki bulunması sebebiyle davalı taraf yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çeke istinaden alacağını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilir. Bu nedenle ispat yükünde hataya düşülerek, yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.