YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9735
KARAR NO : 2009/11929
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :29.05.2009
No :1009-308
Müdahil :1-İş Finansal Kiralama A.Ş vek.Av…. 2-… 3- … vek.Av…. 4- … A.Ş vek.Av…. 5-Akbank A.Ş vek.Av…. 6-T.İş Bankası A.Ş vek.Av. … 7-… ve arkadaşları
Davacılar vekilince hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil İş Finansal Kiralama A.Ş, …,… , Akbank, T.İş Bankası A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin yatırımlarını kredi kullanarak yaptığını, yatırımın sonuçlarının kısa sürede alınamadığını, yeni krediler temin edilememesi ve öncekilerin vadelerinin uzatılmaması nedeniyle nakit akışının bozulduğunu, şirketlerin kısa sürede borca batık hale geldiğini, iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerle borca batıklıktan kurtulacağını ileri sürerek iflaslarının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı … A.Ş’nin ana firma olduğu, diğer firmaların … A.Ş’ne kefil olduğu, aynı grupta yer alan davacıların borca batık durumda bulunduğu, şirket merkezinde üretimin yapıldığı, fabrikaların aktif olarak çalıştığı, sermaye artışının yapıldığı ve ortaklar tarafından taahhüt edilen sermayenin peyder pey ödemeye başlanıldığı, iyileştirme projelerinin ciddi ve inandırıcı olduğu gerekçesiyle davacı şirketlerin iflaslarının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, karar İş Finansal Kiralama A.Ş, …, …,Total Oil A.Ş,Akbank A.Ş, İş Bankası A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı şirketler birlikte iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuşlar, mahkemece birlikte açılan dava ile iflasın ertelenmesine ilişkin talep usule aykırı bulunmayarak birlikte sonuçlandırılmıştır.
Birden fazla kişi tarafından açılan ve birden fazla kişi hakkında açılan davalar benzer olaylara ve hukuki sebeplere dayanması halinde ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olup olmadığı yönünden açık bir düzenleme bulunmamaktadır. HUMK.nun 45/3.maddesinde davaların biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması halinde davaların birleştirilebileceği kabul edilmiştir.
../..
(2)
İhtiyari dava arkadaşlığı davaların birleştirilmesi yoluyla da mümkün olduğundan (Alangoya Yavuz: Medeni Usul Hukukunda Dava Ortaklığı 1965 s.62).birbiri ile ilgisi olan davaların benzer sebep kavramı içerisinde değerlendirilerek bağlantının varlığı kabul edilmeli ve bu davalar birlikte görülebilmelidir. Zira bu durum yargılamayı çabuklaştıracağından, yargılama giderini azaltacağından ve çelişkili kararların önüne geçeceğinden usul ekonomisine de uygun düşmektedir. İflasın ertelenmesi talebinde bulunan birden fazla sermaye şirketinin talebi ayrı ayrı değerlendirileceğinden ve erteleme koşullarının talepte bulunan her şirketin kendi mali yapısı içinde gerçekleşip gerçekleşmediği aranacağından talep HUMK.nun 43.maddesine uygundur. Alacaklıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir.
2- İflas ve iflasın ertelenmesi talebi üzerine verilen kararlar tebliğinden itibaren 10 gün içinde temyiz edilebilir. Karar İş Bankası A.Ş vekiline 27.08.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 11.09.2009 tarihli temyiz istemi süresinde olmadığından reddi gerekmiştir.
3- Davacı şirketler iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuşlardır. İflasın ertelenebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması ve fevkalade mühletten faydalanmamış olması gerekir. Bu şartlar erteleme talebinde bulunan her şirketin kendi mali bünyesinde gerçekleşmelidir.
İİK.nun 179.maddesi uyarınca iflasın ertelenmesi talebiyle birlikte, şirketin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna ilişkin bir iyileştirme projesinin sunulması gerekir. İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için proje ciddi ve inandırıcı bulunmalıdır. Projede, mali durumun iyileştirilmesi gerekliliğini doğuran sebepler, şirketlerin kurtuluşunu sağlayacak olan gerekli tedbirler yer almalıdır.
İflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin finansman sıkıntısı çektiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda üç şirketin ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirmediği tespit edilmiştir.Sermaye ihtiyacı bulunan şirketin ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirmeden talep ettikleri iflasın ertelenmesi isteminde iyileştirme projesi ciddi ve inandırıcı kabul edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi, ödenmemiş sermaye borcu bulunan şirketlerin bu durumunun sermaye koyma borcu bulunmayan şirketin iyileştirme projesine etkisi de değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle iflasların ertelenmelerine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklıların diğer temyiz itirazlarının reddine oyçokluğuyla, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle İş Bankası A.Ş’nin temyiz isteminin reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün oybirliğiyle BOZULMASINA , peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2009 gününde karar verildi.
(Muhalif
1.nolu bende)
Aslı gibidir.
../..
(3)
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
İflasın ertelenmesini isteyen şirketler ayrı tüzel kişiliği bulunan alacaklıları, borçluları farklı olan şirketlerdir. Bu şirketlerin aynı gruba dahil olmaları veya bir alacaklıya asaleten yada kefaleten borçlu olmaları iflasın ertelenmesi talebinde birlikte bulunabileceklerine gerekçe yapılamaz.
Şirketler arasında talep konusu bakımından bir teselsül bulunmadığı gibi iflasın ertelenmesi talebinin her biri için aynı sebepten doğduğu da kabul edilemez. Çünkü, her bir şirketin bilançolarındaki aktif ve pasif kalemleri, buna bağlı olarak alacaklıları, borçluları farklıdır.
Talepte bulunan şirketlerin durumlarının kötülüğü ayrı ayrı vakıalara dayanmaktadır.
Nitekim, Yüksek Yargıtay aynı işyerinde çalışan işçilerin, o işyerinin sahibi (aynı işveren) ile yapmış oldukları aynı içerikteki hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için birlikte dava açamayacaklarına karar vermiştir. (HGK. 18.04.1956 T/36-29, HGK. 11.12.1951 4/177-135; HGK. 03.10.1957 83/79 ve TD. 11.03.1955 1366/1857)
Öte yandan, doktrindeki görüşlerde de Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 43. maddesindeki şartlar bulunsa bile birden fazla borçluya karşı birlikte iflas davası (İİK. 156 vd.) açılamayacağı yönündedir (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt 3. sh.3351). Bu da birden fazla borçlunun hasımsız olarak açılan istemde iflasın ertelenmesi talebinde bulunamayacaklarının göstergesidir.
İcra İflas Kanunu’nun 179. maddesinde de, kanun koyucu iflasın ertelenmesi talebi bakımından “ŞİRKETLER VEYA KOOPERATİFLER” dememiş, aksine “ŞİRKET VEYA KOOPERATİF” demek suretiyle iflas ve iflasın ertelenmesi taleplerinin ayrı ayrı açılabileceğini, davacının çoğul değil tekil olduğunu göstermiştir. Bunun aksinin kabulü Yasa’nın lafzi yorumuna da aykırıdır.
İflasın ertelenmesi taleplerinin grup şirketleri tarafından birlikte açılması, bunların ayrı ayrı yatırmaları gereken harçtan kaçınmalarına da imkan verecektir. Harçlara dair düzenlemeler kamu düzeninden sayıldığından başlı başına bu husus bile birden çok tüzel kişinin birlikte iflasın ertelenmesi talebinde bulunmalarına engel teşkil etmektedir.
Borca batıklığın tespit edildiği, ancak iyileştirme projesinin yeterli görülmemesi durumunda erteleme talebinin reddiyle bunun sonucu olarak talepte bulunanın iflasına karar verileceği gözetildiğinde birden çok borçlunun aynı davada iflası istenemeyeceği gibi birden çok borçlu da iflasla sonuçlanabilecek olan iflasın ertelenmesi talebinde bulunamazlar.
Öncelikle açıklanan bu nedenlerle de yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (1) nolu bentte birden fazla borçlu tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunabileceği şeklindeki görüşlerine katılamıyorum. 17.12.2009
…