Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9744 E. 2009/11571 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9744
KARAR NO : 2009/11571
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :05.06.2009
No :1069-311
Müdahiller :1- …,….,…,…,…

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden 1- İş Bankası A.Ş 2-Citibank A.Ş 3-Türk Ekonomi Bank A.Ş 4-Türkiye Finansal Katılım Bank A.Ş 4- … Alüminyum A.Ş vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkili … Alüminyum Ltd.Şti’nin 1995 yılında kurulduğunu, alüminyum sektöründe faaliyet gösterdiğini, önceleri profil ticareti yapan şirketin reklam ve tabela sektörüne yönelik işler yaptığını, … Yapı A.Ş’nin 1998’de kurulduğunu, 300.000 TL sermayeye sahip şirketin iflas erteleme talep eden diğer şirketin ürettiği malların yurtdışında pazarlanması işinde ise balıkçılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, alüminyum kompozit panelleri ithalindeki zorluklar nedeniyle şirketlerin mali durumunun bozulduğunu, borca batık hale gelen şirketlerin iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerle mali durumunu iyileştirebileceğini ileri sürerek iflasların ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davacı şirketlerin borca batık durumda olduğu, iyileştirme projesine uygun olarak faaliyet göstermeleri halinde mali durumlarını iyileştirme ümidinin bulunduğu gerekçesiyle iflasların 6 ay süreyle ertelenmesine karar verilmiş, karar İş Bankası , Citibank A.Ş, TEB A.Ş Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş ve Astaş A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir.
(2)

Esas Karar
2009/ 9744 2009/11571

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,e müdahillerden 1- İş Bankası A.Ş 2-Citibank A.Ş 3-Türk Ekonomi Bank A.Ş 4-Türkiye Finansal Katılım Bank A.Ş 4- … Alüminyum A.Ş vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla ödenen peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

TL-müdahil
62.40.-P.H.
15.60.-O.H
46.80-İade

Aslı gibidir.

Karşılaştırıldı. … -KARŞI OY YAZISI-
İflasın ertelenmesini isteyen şirketler ayrı tüzel kişiliği bulunan alacaklıları, borçluları farklı olan şirketlerdir. Bu şirketlerin aynı gruba dahil olmaları veya bir alacaklıya asaleten yada kefaleten borçlu olmaları iflasın ertelenmesi talebinde birlikte bulunabileceklerine gerekçe yapılamaz.
Şirketler arasında talep konusu bakımından bir teselsül bulunmadığı gibi iflasın ertelenmesi talebinin her biri için aynı sebepten doğduğu da kabul edilemez. Çünkü, her bir şirketin bilançolarındaki aktif ve pasif kalemleri buna bağlı olarak alacaklıları, borçluları farklıdır.
Talepte bulunan şirketlerin durumlarının kötülüğü ayrı ayrı vakıalara dayanmaktadır.
Nitekim, Yüksek Yargıtay aynı işyerinde çalışan işçilerin, o işyerinin sahibi (aynı işveren) ile yapmış oldukları aynı içerikteki hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için birlikte dava açamayacaklarına karar vermiştir. (HGK. 18.04.1956 T/36-29, HGK. 11.12.1951 4/177-135; HGK. 03.10.1957 83/79 ve TD. 11.03.1955 1366/1857)
Öte yandan, doktrinde de görüşler de Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 43. maddesindeki şartlar bulunsa bile birden fazla borçluya karşı birlikte iflas davası (İİK. 156 vd.) açılamayacağı yönündedir (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt 3. sh.3351). Bu da birden fazla borçlunun hasımsız olarak açılan istemde iflasın ertelenmesi talebinde bulunamayacaklarının göstergesidir.

(3)

Esas Karar
2009/ 9744 2009/11571

İcra İflas Kanunu’nun 179. maddesinde de, kanun koyucu iflasın ertelenmesi talebi bakımından “ŞİRKETLER VEYA KOOPERATİFLER” dememiş, aksine “ŞİRKET VEYA KOOPERATİF” demek suretiyle iflas ve iflasın ertelenmesi taleplerinin ayrı ayrı açılabileceğini, davacının çoğul değil tekil olduğunu göstermiştir. Bunun aksinin kabulü Yasa’nın lafzi yorumuna da aykırıdır.

İflasın ertelenmesi taleplerinin grup şirketleri tarafından birlikte açılması, bunların ayrı ayrı yatırmaları gereken harçtan kaçınmalarına da imkan verecektir. Harçlara dair düzenlemeler kamu düzeninden sayıldığından başlı başına bu husus bile birden çok tüzel kişinin birlikte iflasın ertelenmesi talebinde bulunmalarına engel teşkil etmektedir.
Borca batıklığın tespit edildiği, ancak iyileştirme projesinin yeterli görülmemesi durumunda erteleme talebinin reddiyle bunun sonucu olarak talepte bulunanın iflasına karar verileceği gözetildiğinde birden çok borçlunun aynı davada iflası istenemeyeceği gibi birden çok borçluda iflasla sonuçlanabilecek olan iflasın ertelenmesi talebinde bulunamazlar.
Öncelikle açıklanan bu nedenlerle yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun birden fazla borçlu tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunabileceği şeklindeki kabulleri ile yerel mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin görüşlerine katılamıyorum.10.12.2009