Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9782 E. 2010/3695 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9782
KARAR NO : 2010/3695
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat sebebiyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında 02.10.2007 tarihinde 30 tonluk vinç kiralanması için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini ve bu alacağın tahsili için girişilen takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı defterlerinin usulüne uygun biçimde tutulmadığı, davacının kiralanan vincin ne kadar süreyle çalıştığını ve alacağını ispatlayamadığı, yemin de teklif etmediği gerekçesiyle davanın 29.10.2007 gün ve 1.651,97 TL.lik faturadan doğan alacak bakımından feragat nedeniyle, bakiye kısım için de ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan ve tarafların imzasını taşıyan sözleşmeye göre davalının 10 gün süre ile deneme çalışması yapacağı, uygun görülürse çalışmaya devam edileceği belirtilmiştir. Bu durumda vincin davalıya kullanılmak üzere teslim edildiği kabul edilmelidir. Davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması sadece kendi aleyhine delil teşkil edebilecek olup, kayıtlarla icra takip tutarı da örtüşmektedir. Öte yandan davalının bir kısım ödemeler yaptığı da davacı kayıtlarından anlaşılmaktadır. Gönderilen faturaların da davalı yanca itiraza uğradığı saptanamamıştır. Bu durumda mahkemece toplanan deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, salt davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulmamış olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı şirket yararına takdir olunan 750,-TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine,31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.