YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/979
KARAR NO : 2009/2344
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyet eden vekili, müvekkili olan SGK Başkanlığı alacağının 5502 sayılı Kanunun 35.maddesi uyarınca imtiyazlı olduğunu belirterek, sıra cetvelinin 1. sırasına öncelikli olarak kabul edilmesi, artan para olduğu takdirde diğer alacaklılara dağıtılması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nın 140, 206, 207. maddeleri ile 5502 sayılı Kanunun 35.maddesi uyarınca şikâyet eden idarenin alacağının imtiyazlı alacak olarak kabul edilmesi ve 1. sırada yer alması gerektiği belirtilerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Şikâyet edilen … vekili kararı temyiz etmiştir.
1-17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. “İlgililer” kavramına, mahkemece verilecek karardan hukukî durumları etkilenecek olan kişilerin de dahil olduğu açıktır. Somut olayda, sıra cetvelinde satış bedeline garameten iştirak ettirilen Tunceli Vergi Dairesinin de mahkemece verilecek olan karardan dolayı hukukî durumunun etkileneceği dikkate alınarak, ilgili sıfatıyla duruşmaya davet edilmesi gerekirken, sadece şikâyet eden vekili ile şikâyet olunan …’in duruşmaya davet edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 35,II hükmüne göre, “Kurumun malları, alacakları, banka hesapları 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun bakımından Devlet malı hükmünde olup, alacakları imtiyazlı alacaklardır.” Sosyal Güvenlik Kurumu alacağının imtiyazının niteliği 6183 sayılı Kanuna atıf yapılarak belirtilmiş olup, kamu alacağının hacizde ne şekilde imtiyazlı olduğu bu Kanunun 21,I hükmüne göre, “Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur.” şeklinde ifade edilmiştir. Mahkemece bu hukukî esaslar uyarınca inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen İİK’nın iflasa ilişkin düzenlemelerine göre karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet edilen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2009 günü oybirliği ile karar verildi.