YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9810
KARAR NO : 2010/5956
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalıdan aldığı limonlara karşılık olarak verdiği 30.11.2004 vade tarihli 22.650.00.-YTL’lik senedin bedelini ödeyememesi üzerine, davalı ile 23.03.2005 tarihli protokol imzalandığını, davalıya olan borcunu tamamen ödediği halde davalının protokolde belirtilen 15.5.2005 vade tarihli 2.000.00.-YTL bedelli senedi iade etmeyip, dava dışı …’a ciro ettiğini, anılan kişinin yaptığı icra takibi nedeniyle kendisinden 4.238.00-YTL tahsil ettiğini ileri sürerek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 23.3.2005 tarihli protokolde belirtilen 15.5.2005 vade tarihli ve 2.000.00.-YTL bedelli bononun ödenmemesinden dolayı dava dışı …’a ciro edildiğini, davacının ibraz ettiği ödeme makbuzundaki yazıların sonradan doldurulduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ibraz ettiği 15.4.2005 tarihli makbuz ile 15.5.2005 tarihli ve 2.000.00.-YLT bedelli senedin borcunu davalıya ödediğini kanıtladığı, bu bonodan dolayı dava dışı kişiye icra takibi sonucu 3.410.00.-TL ödeyen davacının bu mükerrer ödemeyi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.410.-TL’nin ana para olan 2.000.-TL’lık kısmına dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı dava dilekçesinde 4.238.00.-YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek 3.410.00.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacının 828.00.-TL’lik kısım hakkında açtığı dava reddedilmiştir. 21.07.2004 tarih 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2009 tarihinden itibaren 1.400.-TL’ye çıkartılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Aleyhine karar verilen miktar bakımından hükmün kesin olması nedeniyle davacı yanın temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hüküm onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz isteminin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.