Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9939 E. 2010/3706 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9939
KARAR NO : 2010/3706
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında franchising sözleşmesi çerçevesinde yıllık 90.000.-TL hacmi olan ticari ilişki bulunduğunu, yapılan malzeme alımları için müvekkili şirketin şirket ortağı olan diğer davacının cirosuyla teminat amaçlı çekler verdiğini, tarafların aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırmak amacıyla anlaşmalarına rağmen davalının çekleri iade etmediğini belirterek, bedelsiz kalan çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin hisse devri karşılığında verildiğini, teminat çeki olmadığını, çeklerin bedelsiz olduğunu, davacının yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki franchising sözleşmesine göre davacı şirketin davalının isim hakkını kullandığı ve eğitim malzemelerini temin ettiği, bilirkişi raporunda da açıklandığı şekilde davalının hesap ekstresinde davacının davalıdan 32.267.35.-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, aynı cari hesap ekstresine göre dava konusu çeklerin davacıya iade edilmiş göründüğü belirtilerek davanın kabulüne, dahili davalı … hakkındaki davanın ise vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, teminat olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı vekili çeklerin satılan malzeme karşılığı olmadığını, cari hesap ilişkisine dayanmadığını, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi gereğince verildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacıya faksladığı iddia edilen hesap ekstresi fotokopisi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve çeklerin teminat amacıyla verildiği varsayımından hareketle düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Çek ödeme vasıtası olup, teminat amacıyla verildiğinin borçlu davacılar tarafından ispatlanması gerekir. Bu durumda Mahkemece, hesap ekstrelerinin asılları celp edilip, davalının savunmaları da gözetilerek tarafların tacir olmaları nedeniyle gerekirse ticarî defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılmalı ve sözleşmeler de dahil olmak üzere tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.