YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10032
KARAR NO : 2010/12099
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Safranbolu Çelikpalas Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Şikayet eden vekili, Susurluk İcra Müdürlüğü’nün 2009/2082 Esas sayılı dosyasından yapılan 09.04.2010 tarihli sıra cetvelinde, Üsküdar 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/24886 Esas sayılı dosyasına konu ilam vekalet ücreti alacağının değerlendirilmediğini, ayrıca Şişli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/20042 Esas sayılı dosyasının işlemden kaldırıldığını, yenileme dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmeden Üsküdar 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/24886 Esas sayılı dosyadaki alacağa yasaya aykırı olarak haciz konulduğunu, bu nedenle 2. sıradaki haciz ve iştirak talebinin yasal sürede yapılmadığından reddi gerekirken satış bedelinin garameten paylaştırıldığını belirterek sıra cetveline şikayetlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, Şişli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/20042 Esas sayılı dosyasında hacze iştirak şartlarının oluşmadığından ve ilamda yazılı vekalet ücretinin boçlunun başka borçlarından dolayı haczedilemeyeceğinden bu meblağı da kapsar şekilde garameten paylaştırma yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan şikayetin kabulüne, Susurluk İcra Müdürlüğü’nün 2009/2082 Esas sayılı dosyasından yapılan 09.04.2010 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm şikayet edilen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
17/07/2003 tarih ve 4949 Sayılı Kanun’un 4. maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18/III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hâllerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, hâlin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikâyette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; mahkemece duruşma yapılmadan inceleme yapılıp dosyanın sonuçlandırılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet edilen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 27.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.