YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10214
KARAR NO : 2011/4869
KARAR TARİHİ : 13.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …ın davalı bankaya ticari kredi için başvurduğunu ve bankaya borçluları müvekkil ve…alacaklısı … olan diğer kısımları boş bonoyu verdiğini, bankaca kredinin uygun görülmediğini, senedin ise dava dışı borçlunun kefil olunmayan kredi kartından doğmuş alacağın tahsili amacıyla kullanıldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senede karşı yazılı delil ile ispat gerektiğini, müvekkilinin senedi ciro yoluyla iktisap ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının dava dışı borçlunun kullandığı Genel Kredi Sözleşmesi ile Tüketici Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi kartında ise kefaletinin bulunmadığı, dava tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesinden 5.57.-TL.borç kaldığı, bu bedelin taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı, çekilen kredi miktarı karşısında tolere edilebilir değer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde dava değeri 13.000 TL.olarak belirtilmiş, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve … 14. İcra Müdürlüğünün 2007/9816 sayılı takibinin müvekkil yönünden iptali talep ve dava edilmiştir.. Dava dilekçesinde belirtilen senedin takip konusu edildiği ve iptali istenen … 14. İcra Müdürlüğünün 2007/9816 sayılı takip dosyasında 13.000 TL asıl alacak olmak üzere toplam alacak miktarı 13.759.10 TL’dir. Mahkemece, davacının takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Takibe konu senet ise 40.810 TL bedellidir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesindeki talep ve dava değeri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken HUMK.’nun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak talepten fazlaya hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.