Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/103 E. 2010/7494 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/103
KARAR NO : 2010/7494
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 23.11.2009
Nosu : 378-385

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen banka vekili Genel Kredi Sözleşmesi’ne göre kredi kullanan borçlu şirket ve kefillerin taksitli ödeme planına bağlamış borçlarını ödemedikleri için hesabın kat edildiğini ve temerrüde düşürüldüklerini ileri sürerek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, kredi borcunun kesin belli olmadığı ve alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen banka vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.nun 257.maddesinin 1.fıkrasına göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir”. Bu hükme göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının muaccel hale gelmesi durumunda alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. Diğer bir ifadeyle ihtiyati haciz talep edilebilmesi için, borçlunun temerrüde düşmesi şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Ayrıca İİK.nun 258.maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa’nın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır.
Öte yandan, muacceliyet, öz olarak alacaklının alacağını talep etme yetkisini ifade etmekte olup, kural olarak her borç doğduğu anda muacceldir (B.K.madde 74 vd.).
Somut olayda; Uyuşmazlık konusu Genel Kredi Sözleşmesi’nin 62/2.maddesinde “… müşteri, bu sözleşmede yer alan ödeme tablosunda belirtilen tarihlerde ödemelerden birini yapmadığı takdirde, diğer taksitlerin derhal muacceliyet kazanacağını ve bankanın derhal kredi hesabını kesmek ve bu kredi sözleşmesini feshetmek hakkının saklı olduğunu kabul eder…” hükmü bulunmaktadır. İhtiyati haciz isteyen banka tarafından hesabın kat’ına dair ihtarnameler keşide edilerek borçlulara gönderilmiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde ve hesabın kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiği de dikkate alınarak ihtiyati haciz talebinin değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.